Hafıza Kartından Silinen Fotoğrafları Kurtarmak
Zaman zaman hepimizin başına gelen can sıkıcı bir durum. İşin en kötü kısmıda kaybedilen bilgilerin tam olarak neler olduğunu bilememek oluyor.
Hafıza kartımdan fotoğrafların olduğu DCIM klasörünün adını değiştirmiştim. Daha sonra telefona taktığımda adını değiştirdiğim klasörün olmadığını gördüm. Telefon bir şekilde o kalsörü silmiş. İçinde neredeyse 1500 fotoğraf olan bir klasör kayboldu. Zamanında yedek almadığım için yine kendime kızdım…
Biraz araştırmadan sonra Ubuntu sistemde veri kurtarma yapabileceğim araçları öğrenip uygulamaya başladım.
Ubuntu’nun topluluk sayfasında sırf bu konu ile ilgili oldukça güzel bir belge buldum. “Data Recovery” başlığını taşıyan sayfa bu konuda oldukça güzel bilgiler içeriyor. Önce testdisk programını denedim. Ancak onda başarılı olamadım. Sanırım gerekli parametreleri doğru yapamadım. Daha sonra komut satırında kullanılan foremost adındaki programla SD Card içindeki fotoğraflarıma ulaşmayı başardım. SD Card’ı bilgisayarıma takıp içindeki klasörleri görebilir hale geldikten sonra aşağıdaki komutu verip 5-10 dakika beklemenin ardından tüm fotoğraflarımı kurtarmıştım.
sudo foremost -t jpg -i /dev/sdb -o /home/kullanıcı_adım/kurtar
Bazı mp4 dosyalara ulaşamadım. Onları da photorec ile kurtarmayı düşünüyorum. Onu da yaparsam yazarım.
Time Lapse Denemesi (Zaman Atlamalı Fotoğrafçılık)
Permakültür, Fukuoka derken evde çeşitli yerlerde değişik bitkiler olmaya başladı. Hepsinin gelişimini takip etmeye çalışıyorum ama bazıları diğerlerinden daha hızlı büyüyor. Takip ettiklerim arasında en hızlı büyüyen Thunbergia Alata nam-ı diğer karagözlü suzan sarmaşığı. Bu sarmaşığın nasıl böyle hızlı büyüdüğünü kayda almak istedim ve hep ilgimi çeken bir fotoğrafçılık tekniğini denemeye karar verdim. İşte ilk time lapse denemem.
Fotoğraf makinesini trimpot ile sabitleyip 5 dk. aralıklarla sarmaşığın fotoğraflarını çekmesi için ayarladım. Otomatik çekimi Ubuntuya bağlayıp da yapabilirsiniz ya da makinenize zaman ayarlı deklanşör alarak da yapabilirsiniz. Biraz sabır isteyen bir süreç. Burada önemli olan ışığı iyi ayarlamak ve makinenizi iyi sabitlemek.
36 saat sonra elimde epey bir fotoğraf olmuştu. Şimdi sıra geldi bunları video haline getirmeye. Bunun için mencoder paketini kullanacağız. Eğer sizde yüklü değilse yazılım merkezinden özgür bir şekilde kurabilirsiniz. Kullanımı da gayet basit. Önce terminal penceresini açıp fotoğrafların olduğu klasöre gidiyorsunuz. sonra komut satırına şunları yazıyoruz:
mencoder -nosound -ovc lavc -lavcopts vcodec=mjpeg -o timelapse-5fps.avi -mf type=jpeg:fps=5 -vf scale=2136:1424 mf://*.JPG
mencoder komutunun operatörlerine şöyle bir bakacak olursak;
- -nosound : videoda ses olmayacak
- -ovc lavc : videonun libavcodec ile encode edileceği
- -lavcopts vcodec=mjpeg : video formatının MPEG olarak ayarlanması
- -o : oluşturulacak dosya adı
- -mftype=jpeg:fps=5 : jpeg modunda saniyede 10 kare olacak şekilde ayarlanması
- -vf scale=2136:1424 : videonun çözünürlüğünü (ben fptoğraf boyutumun yarısı kadar yaptım.)
- mf://*.JPG : bulunduğumuz klasördeki uzantısı JPG ile biten tüm dosyaların seçimi.
ve sonuç tataa..:
kaynak:derwiki – Timelapse Photography with your spare Ubuntu Box and Digital Camera (Thanks)
Pardus Anılarım
Evet bana bunları yazdıran Pardus’un son zamanlardaki çalkantılı, sisli, belirsiz durumu. Umarım bunların hepsi düzelir ve daha güçlü bir şekilde yoluna devam eder Pardus.
-
Yılını net hatırlamıyorum ama 2008 olabilir. (Linux’la flört dönemim) Yıldız Teknik Üniversitesinde bir Pardus etkinliği olacağını öğrenmiştim bi yerlerden. O yıllar bu tür etkinlikleri kaçırmaz vakit buldukça giderdim. Pardus tanıtılacaktı hatta geliştiriciler ve idari kadrodakiler de olacakmış diye okumuştum. Hem Pardus’u hem Pardus’un mimarlarını tanıyacaktım. Bu kaçmayacak bir fırsattı.
Yoğun bir izleyici ile Yıldız’ın büyük bir salonunda önce çalışanlar tanıtıldı. Hatta iyi hatırlıyorum web sitesinin django ile hazırlandığından bahsedilmiş tanıtılan geliştirici arkadaşın da Türkiye’nin en iyi django bilenlerinden olduğu söylenmişti. Web sitesi geliştirmek ile Pardus arasındaki bağı pek anlamasam da django’nun da ne olduğunu bilmediğim için pek düşünmemiştim bu konuları. Pardus sunumunun ardından sorulara gelmişti sıra. Şu mealde bir soru sorduğumu iyi hatırlıyorum:
“Pardus TÜBİTAK’ın bir projesi yani devlet’in bir kurumunun projesi. Bir gün çıkıp da bir devlet yöneticisi ‘Pardus’u bitiriyoruz artık devam etmeyeceğiz’ derse ne olacak? Kullanıcılar ne yapacaklar. “
Pardus’un idari kadrosunda olduğu anlaşılan kısa boylu, gözlüklü tonton bir amca şöyle cevap verdi: “Pardus kimsenin malı değil ki, sizin malınız. Öyle birşey olursa siz devam ettirebilirsiniz. Çünkü herşey size de geliştirmenize de açık.”
Linux dünyasını da pek bilmediğimden olsa gerek bu cevap beni pek tatmin etmemişti hatta çay molasında o amcanın yanına gidip bu konuda kafama takılanları tekrar sormuştum.
O gün belki o cevaptan tatmin olsaydım bu gün bir Pardus kullanıcısı olurdum ama benim için hep 2. işletim sistemi oldu Pardus. Teknik sorunlar çözülürdü bir şekilde ama bu sorun benim çözebileceğim birşey değildi… -
Öğretmen olarak atandığımın ikinci yılı “Seçmeli Açık Kaynak” dersinin okutulması için istekte bulunup derslere girmeye başladım. Hem benim için hem de öğrenciler için çok öğretici oldu. Müfredat Pardus’a göre işliyordu o nedenle ben de çocuklara Pardus’u öğretmeye çalışıyordum elimden geldiğince. Bir süre sonra içlerinden bazıları evlerindeki bilgisayarlara da Pardus kurup koyu birer Pardusçu olup çıktılar. Derslerde takıldığım bazı noktaları onlara sorduğum bile oluyordu. :) Pardus sevdasına kapılanlardan; Özgürlükiçin forumunda modaratör olanlar, dergide yazanlar, wiki katkıcısı olanlar hatta logo tasarlayanlar bile oldu. Ama beni en mutlu eden an Ekim 2010′da CEBİT bilişim fuarında Pardus standında görevli olarak çalışan öğrencilerimi gördüğüm andı. İnanın çok farklı güzel bir duygu. O çocukların kendi gayretleriyle nerelere gelebildiğini görmek ve onların öğretmeni olmak bir ayrıcalıktı benim için.
-
Okulum değişip yeni bir okula atandığımda yine “Seçmeli Açık Kaynak” dersinin okutulmasını istedim ve dersi aldım. Bir yıl boyunca öğrencilerin motivasyonunu yüksek tutmak için elimden geleni yaptıysam da ilgilerini tam olarak çekebildiğimi düşünmüyordum. Belki de beklentim artmıştı daha tecrübeli olduğum için. Öyle böyle bir yıl müfredatı eksiksiz işleyip seneyi kapattık. Bir sonraki yıl bu öğrenciler çeşitli işletmelerde staj’a başladılar. İki öğrencim de İSKİ’de staj yapıyordu. ikinci hafta derse geldiklerinde heyecanla şunları anlattılar:
İSKİ tüm birimlerinde Pardus işletim sistemine geçmiş ve tüm bilgisayarlarda Pardus varmış. Bizim çocuklarda aa biz bunu gördük diyip başlamışlar ufak tefek sorunları çözmeye. Hem Bilgi İşlemdeki çalışanlar hem de diğer çalışanlar epey şaşırmış. Hatta iş teklifi bile yapmışlar çocuklara. Bizimkilerin havalarından geçilmiyordu yani… :)
Ben geçen yılın iyi geçmediğini düşünürken bu söylenenlerden sonra değişmişti düşündüklerim. Ayrıca bir yıl boyunca Pardus derslerinde toplayamadığım ilgiyi iki öğrenci beş dakikada yapmıştı. Bu gecikmiş durum hem üzdü hem de sevindirdi beni…
Eminim sizlerin de vardır böyle anıları dileyenler yorum olarak yazarsa biz de bir parçası oluruz belki onların.
Linux’la tanışanların en sık yaptığı 5 hata
Yazı Hakkında: pcworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır. Affınıza sığınırım.
Özgür ve açık kaynaklı yazılımlar kullanılabilirlik olarak, eskisine nazaran, çok iyi bir yerdeler. Görsel tasarımları, kullanıcı dostu arayüzleri, güvenli ve kararlı çalışmalarıyla bilgisayar kullanmayı keyifli hale getirmeyi başarıyorlar.
Eğer siz de Linux kullanıcıları arasına katıldıysanız, bu akıllı hareketinizden ötürü tebrikler! Yüksek maliyetlerden, firma bağımlılıklarından, sonu gelmeyen kötü niyetli yazılımlardan (malware) ve daha birçok olumsuz durumdan özgür bir hayata hoşgeldiniz. Linux’la yeni tanışanların zaman zaman yaptıkları hataları siz de yapabilirsiniz.
Bu yazıda Linux’la tanıştığınızda karşılaşabileceğiniz beş özel durumu ve çözüm yollarını anlatmaya çalışacağım. Elbette bu durumlarla kesin karşılaşacaksınız diye bir şart yok. Başlarken bunların farkında olmanız yeterli.
- İşletim Sistemini Windows Sanmak
- Gereksiz yere root olmak
- Google’da program aramak
- Komut satırından korkmak
- Çabucak pes etmek
Uzun zamandır kullandığınız bir programa alışmanız gayet normal. Eğer alıştığınız, sürekli sorunları çözmek zorunda olmaksa bunu beklemeyin. Artık bilgisayar kullanmaya alışmanız gerekecek. : )
Ubuntu veya çıkan son Linux dağıtımları birçok kullanıcı dostu özellikleri ile rakiplerini son yıllarda geri bıraktı denilebilir. Linux ve diğer işletim sistemleri arasında kullanım olarak birçok benzerlikler bulunsa da eski alışkanlıklarınızı aramak doğru olmayacaktır.
Tabi bu durum Linux’un zor olduğunu söyleyeceğim anlamına gelmesin. Linux kullanımı -özellikle son çıkan dağıtımlarda- hiç de zor değil. Aslında sadece alışkanlıklarınızdan farklı. Bu farklılıkları öğrenmek kısa bir zaman sürebilir. Kısa bir öğrenme eğrisi size ömür boyu kazanç sağlayacaktır.
Linux ve diğer işletim sisteminin en büyük farkı Linux kullanıcılarının genellikle yönetici haklarına (root veya administrator) erişememesidir. Bu önlem güvenlik için çok önemlidir. Yönetici haklarına sadece gerektiği zaman erişerek ciddi bir koruma sağlamış olursunuz.
Tabi bu söylediklerim sizi korkutmasın. Bazı programlar root yetkisi isteyebilir ve bu gereklidir. Gerektiği zamanda bu özelliği kullanmanın bir zararı olmayacaktır.
Her Linux dağıtımı kendi paket yöneticisine sahiptir. Öncelikle kullandığınız Linux dağıtımının paket yöneticisini bulun. Örneğin Ubuntuda bu Ubuntu Yazılım Merkezi olarak adlandırılmıştır. Paket yöneticisi ile ihtiyac duyduğunuz yazılımları bulabilir ve birçoğunu özgür bir şekilde yükleyebilirsiniz. Başka yerlerde aramanıza gerek yok.
Bu ne kadar Linux için -ve genel olarak tüm işletim sistemleri için – bir vasiyetse de birçok kullanıcı hiçbir zaman komut satırını kullanmak zorunda kalmadı. Ubuntu ya da Pardus gibi dağıtımlarda da çoğu amaç için komutlara gerek yoktur.
Yine de komut satırından korkarak yaşamayın. Birkaç kısa komut yazmak ekranda bir yerlere tıklayarak işinizi yapmaktan daha zor değil. Hatta daha hızlı ve etkili olabilir.
Basit bir teknolojik konu bile olsa değişmek zor olabilir. Kimse bilgisayar kullanmayı bilerek doğmuyor bunu unutmamak gerçekten önemlidir. Öğrendik ve alıştık.
Linux ile de aynı olacak. Alışık olduğunuzdan farklı hissedebilirsiniz ama bu zor ya da kötü olduğu anlamına gelmez, sadece farklı! Biraz sabredip devam edin, önce diğer işletim sistemlerinden çok zor olmadığını fark edersiniz. Biraz daha kaldığınızda Linuxda işlerinizi çok daha rahat yaptığınızı görürsünüz. En sonunda artık geri dönmeyi düşünemezsiniz bile.
“Dikkatsizce yapılan değişim tehlikelidir; fakat asıl tehlike kör muhafazakarlıktır.” Henry George
Acemi Penguenlerin Bilmesi Gereken 11 Komut
Yazı Hakkında: computerworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır.
Siz istemediğiniz müddetçe Linux’da komut yazmak zorunda değilsiniz. Kullanıcı dostu görsel arayüzleri sayesinde Linux dağıtımları her türlü işi basitleştirmiş durumda.
Buna karşın Linux dünyasında komut satırı hala etkisini ve gücünü sürdürüyor. Menülerde gezinip doğru seçeneği aramaktansa komutlarla işinizi doğrudan ve kolaylıkla yapmanız mümkün.
Komut satırı yeni gelenler için korkutucu gözükse de bu, yeni gelenlerin en sık düştüyğü hatalardan birisi. Bu sebepten şu 11 komuta şöyle bir göz atıp öğrenmeniz bu işin hiç de korkutucu olmadığını gösterecektir.
- man
- ls
- pwd
- cd
- mkdir
- find ve locate
- cp
- mv
- more
- killall
- sudo su
man komutu ile başlıyorum çünkü birçok yönden önemli bir komut.
Bu komutu başka bir komutun ne işe yaradığını öğrenmek için kullanırız.
“man” komutu “manual”(kitapçık) kelimesinden gelmekte olup bilgi edinmek istediğimiz komutun nasıl kullanıldığı ve komutun ne işe yaradığı gibi bilgilerin olduğu kitapçık sayfalarını görmemizi sağlar. Anlayamadığınız bir komutun ne işe yaradığını ya da hangi seçenek ve parametreleri alabildiği genel kullanım biçimi gibi bilgilere man komutu ile ulaşabilirsiniz.
Kullanımı:
man bilgi almak istediğiniz diğer komut.
Örnek:
man ls
Diğer bir önemli komutumuz ise bulunduğunuz dizindeki içeriği gösteren ls komutu. kullanımı gayet basit. Komut satırına ls yazıp enter tuşuna basmanız yeterli bulunduğunuz dizindeki tüm dosya ve klasörler görüntülenecektir. ls ile ilgili daha geniş bilgi almak için man ls yazabilirsiniz.
O anda hangi dizinde bulunduğunuzu mu merak ediyorsunuz? pwd yazıp enter’a basmak yeterli hangi dizinde olduğunuz görüntülenecektir. Şayet şu şekilde bir çıktı alırsanız:
“~/desktop.”
buradaki ~ işareti sizin ev dizininde olduğunuz anlamına gelir.
Başka bir dizine geçmek için kulandığımız komut ise cd. Masaüstü dizinine mi geçmek istediniz
cd Masaüstü yazıp o dizine erişebilirsiniz. Ayrıca cd .. komutu ile de bir üst dizine geçebilirsiniz.
Yeni bir dizin(klasör) oluşturmanızı sağlayan komutumuz. Resimler adında bir klasör oluşturmak için
mkdir resimler yazmalısınız.
Her zaman bir dosya aramaya ihtiyaç duyarız. find dosya_adı veya locate dosya_adı şekilde arama yapabiliriz. Bulunduğumuz dizinde arama yapılacaktır.
Bilgisayar dünyasını kopyala olmadan düşünemiyorum : ) cp dosyaları kopyalamızı sağlar. Kullanımı:
cp kopyalanacak_dosya kopyalanacağı_dizin
örnek:
cp /home/ahmet/yapılacaklar.txt /home/ahmet/masaüstü
mv komutu ile dosyaların adlarını değiştirebilir ya da başka bir dizine taşıyabilirsiniz. Kullanımı:
mv kediler köpekler
mv kediler ~/Masaüstü
İstediğiniz bir dosyanın içeriğini sayfa sayfa görüntülemenizi sağlar. more yapılacaklar.txt gibi
Durdurmak isteyip te durduramadığınız bir komutu/programı bu komut ile anında durdurabilirsiniz. Kullanımı
killall program/komut adı
örnek:
killall firefox
Neyi durdurduğunuza dikkat!…
Linux’u güvenli kılan özelliklerin başında kullanıcıların hiçbir yönetici hakkına sahip olmaması gelir. Böylece basit kullanıcı haklarıyla çalışan zararlı yazılımlar bile sisteme zarar veremez. Ama zaman zaman sistemin bazı bölgelerine yönetici hakları ile erişmek isteriz işte sadece böyle zamanlarda kullanmamız gereken bir komut sudo su. Bu komutu verdikten sonra şifre sorulacaktır. Siz şifrenizi yazarken hiçbir * karakteri vb. işaret çıkmaz siz parolanızı yazıp enter’a basın. Parolanız doğruysa artık yönetici haklarına sahip olarak işlemleri yapabilirsiniz. Bazı komutları çalıştırmadan önce bu komutu vermemiz gerekir.
Bu bilgilerin yanı sıra şu siteleri de aklınızın bir kenarına yazmanızda fayda var. Ubuntu’nun yardım sayfası Linux’un başlangıç rehberi Pardus’un konsol wiki sayfası ve emektar belgeler sitesinin Temel Linux Komutları sayfasını komutlar ile ilgili detaylı bilgi almak için kullanabilirsiniz.
Komutlara bir alıştınız mı müzikleri bile komutla dinlemeye başlayacağınıza eminim : )
Güncelleme: yönetici hakları için sudo su komutu ubuntu için geçerlidir. Diğerleri için tarakbumba’nın yorumuna bakabilirsiniz.
PC Extra Linux 2010 Sayısı
Başlı başına GNU/Linux ile ilgili bir dergi bulmak her zaman kolay olmuyor. Evet çeşitli e-dergiler (enixma, Pardus, root, sudo, özgürlükiçin) olsada basılı bir dergiyi elinize alıp okumanın tadı da başka gerçekten. Tesadüfen raflarda görüp aldığım ve tavsiye edeceğim bir dergiden bahsetmek istiyorum.
PC Extra dergisi her sayısında bir konuyu ele alıp sadece onunla ilgili yazılar yazan bir dergiymiş. Bu sayısındaki tema ise Linux. Ben dergiyi aldıktan sonra eve gelip bir çırpıda okudum. Uzun zamandır bilgisayar dergisi almıyordum, özlemişim. Keşke bu tür dergilerin sayısı daha da artsa. Windows’u hızlandırmanın 38 yolu konusunu ikide bir yazıp okuyucuyu enayi yerine koyan dergilerden sonra ilaç gibi geldi…
Bu dergiyi iki gruba tavsiye etmek istiyorum. Birinci grup Linux’a merakı olup bir türlü başlayamamış arkadaşlar. Bence bu dergi iyi bir başlangıç Çünkü dergi ile beraber 3 DVD geliyor ve içlerinde tam 6 adet farklı Linux dağıtımı var. Dergi içerisinde bunların özellikleri ve kurulumları da anlatılmış.
İkinci grup ise Linux dergisi özlemi çeken Linuxçu arkadaşlara. Sizde elinize derginizi alıp keyfini çıkarabilirsiniz. Kullanmadığınız işletim sistemleri ile ilgili sayfalar dolusu bilgi yok. Sadece Linux.
Bu da kapak olsun : )
e-Dönüşüm Türkiye Projesi Göç Kılavuzu
Uzun zaman önce, Linux’a göç ile ilgili belge araştırırken bulduğum bir kaynağı paylaşmak istiyorum.
Evet üzerinden beş yıl geçmiş ancak içerisindeki bazı bilgi ve yöntemler hala geçerliliğini koruyor. Göç etmek isteyen kurum ve kişilere yol göstereceğini düşünüyorum.
Bizde göç konusunda ne tür çalışmalar var detaylı olarak bilmiyorum ancak genel olarak ülkelerin Özgür yazılımlara göçü ile ilgili RSS takip listemde epey bir haber var. İşte onlar:
Ayrıca paylaşmak isterseniz göçte yaşadığınız sıkıntıları ve bunları nasıl aştığınızı buraya yazabilirsiniz. Böylece bundan sonra göç edeceklere ışık tutumuş oluruz.
Kaynaktaki dosyaların silinmesi ihtimaline karşı bende pdf belgeleri buraya ekliyorum:
Açık kaynak kodlu yazılımların idari, mali ve hukuki boyutları
Göç Planı Hazırlanması ve Uygulanması
Kaynak:
http://www.bilgitoplumu.gov.tr
Gimp’te Resimlerle Toplu İşlemler
Dijital fotoğraf makineleriyle çektiğimiz fotoğrafların boyutları genellikle çok büyük oluyor. Çekerken kaliteli olmasına özen gösterip en yüksek çözünürlüklerde çekim yapıyoruz haklı olarak. Ancak bunları internette bir yere yüklemek istediğimizde (e-posta eki olarak, facebook, flickr gibi sitelere yüklerken) boyutlarını küçültmemiz gerekiyor. Eğer tatilde az fotoğraf çekmişsek sıkıntı yok ancak 500 fotoğrafın çözünürlüğünü tek tek değiştirmek tatili burnunuzdan getirebilir : )
Gimp kullanarak, fotoğraflarınızla (resimlerinizle) toplu işlemler yapabilirsiniz. Bunun için David’s Batch Processor, eklentisini kurmanız yeterli. Bu eklenti bize birçok toplu işlemi bir arada sunuyor.
Resimlerinizi,
- Yeniden adlandırabilirsiniz,
- Yeniden boyutlandırabilirsiniz,
- Döndürebilirsiniz,
- Keskinleştirebilirsiniz,
- Kırpma yapabilirsiniz,
- Rengiyle oynayabilirsiniz,
- Başka formatlarda kaydedebilirsiniz,
Eklentiyi kurabilmek için Gimp yüklü Ubuntu‘da Sistem/Yönetim/Synaptic Paket yöneticisi‘ni açtıktan sonra “gimp-plugin-registry” şeklinde arama yapıp bu paketi bulup kuruyoruz. Bu işlemleri yaparken Gimp’in kapalı olmasına dikkat edelim.
Not: Pardus‘ta uzun arayışlarıma rağmen gerekli pisi paketini bulamadım eğer nasıl yükleneceğini biliyorsanız lütfen aşağıya yazınız. (Pardus paketçilerine duyrulur.) Saolsun Pardusçu arkadaşların yardımı ile (Bkz: Yorumlar) Gimp’te bu eklentinin kurulumunu öğrendik. Siz isterseniz gimp-dbp-1.1.9-1.pisi.tar dosyasını indirip kurabilirsiniz ya da konsolda
sudo pisi build https://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/graphics/gimp-dbp/pspec.xmlpisi build https://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/graphics/gimp-dbp/pspec.xml
komutunu verdikten sonra ev dizininizde oluşan pisi paketini kurabilirsiniz.
Şimdi Gimp’i açıp eklentimizi çalıştırabiliriz. Bunun içinde menüden Süzgeçler{Filtreler}/Batch/Batch Process yolunu takip edip toplu işlem yapacağımız pencereyi açıyoruz.

Bu penceredeki Input sekmesinde resimlerimizi ekleyip diğer sekmelerde de istediğimiz değişiklikleri ayarlıyoruz. Değişiklikleri tamamladıktan sonra aşağıdaki Start butonuna basıp tüm fotoğrafları tek bir tıkla istediğimiz hale getiriyoruz.
Kaynaklar:
http://members.ozemail.com.au/~hodsond/dbp.html
http://ulyssesonline.com/2008/09/22/batch-resize-images-with-gimp/
Eğer Gimp olmadan resimlerinizi toplu olarak düzenlemek istiyorsanız(isim değişikliği, yeniden boyutlandırma, çevirme gibi) EasyImageSizer programı da Linux altında kullanabileceğiniz özgür yazılımlardan birisi.
Çocuklar için Linux 2
Çocuklar için Linux konulu yazımızın ikinci bölümüne devam ediyoruz. Önceki yazımızda Qimo işletim sisteminden bahsetmiştik. Bu yazıda ise size Sugar Linux‘dan bahsetmeye çalışacağım.
2- Sugar: Geleneksel masaüstü bilgisayar ortamından tamamen farklı aktiviteler ile kendine özgü bir öğretme yöntemi olan bambaşka bir işletim sistemi. Hatta ona bir eğitim platformu demek daha doğru olacaktır.
Sugar Linux başlancıçta OLPC (Her çocuğa Bir Dizüstü) cihazlarda çalışması için geliştirilmiş ancak şu anda tüm bilgisayarlarda rahatça çalışabilen bir işletim sistemi. 25 Dile desteği var, tabiki Türkçe‘de desteklediği dillerden biri. Dünyadaki tüm çocukların eşit imkanlardan faydalanması için ücretsiz ve açık kaynak.
Daha çok 5-12 yaş arası çocuklara hitap eden Sugar Linux, bilgisayarınızda hiçbir değişiklik yapmadan CD ile ya da USB Bellek ile de çalışabiliyor. Çocuklar yaptıkları aktiviteleri diğer arkadaşları ile de paylaşabiliyor ya da birbirlerine yardım edebiliyorlar. Böylece çocukların işbirliğini ve paylaşımı öğrenmelerine imkan veriyor.
Sugar’ı Farklı Yapan Unsurlar:
- Sugar paylaşımı ve işbirliğini kolaylaştırır: Çocuklar yazdıklarını ve okuduklarını paylaşabilir, diğer arkadaşlarıyla beraber kendi müziklerini yapabilirler. Üstelik sadece bi tıkla.
- Sugar Linux’da Aktiviteler vardır programlar yoktur.
- Otomatik yedekleme özelliği ile aktiviteleriniz kaybolmaz: Dosya ve klasörleriniz kaybolacak diye kaygılanmayın. Hepsi internet üzerinde tutulup sizin için saklanıyor.
- Sugar en yavaş bilgisayar donanımlarında bile çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır.
- Sugar bir özgür yazılımdır: Python dilinde yazılmıştır ve ihtiyaçlara göre kolayca düzenlenebilir.
- Sugar için herhangibir lisans ücreti ödemek zorunda değilsiniz. Tabi isterseniz şuradan bağış yapabilirsiniz : )
Sugar Kurulumu Nasıl Yapılır:
Aslında kurulum falan yapmıyorsunuz. Sugar kullanmak için iki yöntem var:
Birincisi CD ile kullanım. Onun için şu dosyayı indirip bir CD’ye yazmanız ve bilgisayarı CD’den başlatmanız yeterli. Merak etmeyin bilgisayarınızda hiçbir değişiklik ya da veri kaybı olmayacak.
İkincisi ise USB ile kullanım onun için birkaç adım var onları burada yazmayacağım. Şu adreste detaylı bir anlatımı mevcut. Oradan bakabilirsiniz. (Eğer yine de kurulumda sorun yaşayan olursa buradan yardım etmeye çalışırız.)
Sugar Linux Görünümü
Kullanım ile ilgili diğer tüm videolara Sugar Labs’ın wiki sayfasından ulaşabilirsiniz.
Dikkatimi çeken aktivitelerden:
| Renkli ve anlaşılır bir arayüze sahip TamTam aktivitesi ile çocuklar kolay bir şekilde kendi müziklerini oluşturabiliyor ve bunları arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar. Beş farklı enstrümanı aynı anda kullanıp bir orkestra şefi edasıyla kendi bestelerini yapabilir ya da arkadaşlarının paylaştıklarını değiştirerek farklı müzikler oluşturabilirler. | ![]() |
|
Dikkatimi çeken diğer bir aktivite de görsel programlamaya giriş tadında olan Turtle Blocks. Algoritmaya giriş, matematik, multimedya ve tasarım alanlarında çocuklar için bulunmaz bir kaynak niteliğinde. Tamamen görsel yapısı sayesinde çocuklar eğlenirken öğrenebiliyor. |
Bu ve buna benzer birçok aktiviteyi bulabileceğiniz Sugar her geçen gün gelişmekte ve birçok ülke tarafından kullanılmaktadır. Çocuk eğitiminde klasik yöntemlerden kurtulma zamanı geldi diyorsanız tam size göre bir alternatif.
Güncelleme:
ZDNet’in Ten reasons Linux is the best choice for kids (Linux çocuklar için en iyi tercih işte on sebep) yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Güncelleme 2 (Ocak 2011):
Çocuklar için tasarlanmış yeni bir Linux dağıtımı ile karşılaştım DoudouLinux. Üstelik Türkçe desteği de mevcut. Özellikle görselleri çok hoş tasarlanmış. Detaylı deneme fırsatım olmasa da bir göz attım. Gayet başarılı, Sugar Linux’dan konsept olarak daha farklı. Hem görsel hem de sesli olarak çocuklar için tasarlanmış çok çok basit arayüzü var. CD’den hemen deneyebilirsiniz.

Kaynaklar:
http://sugarlabs.org/index.php
http://wiki.sugarlabs.org/go/Welcome_to_the_Sugar_Labs_wiki
http://activities.sugarlabs.org/en-US/sugar/
Çocuklar için Linux 1
Çeşitli kesimlere hitap eden Linux özelliklerinden bahsetmeye devam ediyoruz. Daha önceden Web Tasarımcılar, Grafikerler ve Ev kullanıcılarını ele almıştık. Bu yazımızda ise çocukları ele alacağız.
Televizyon çocukları, yerlerini bilgisayar çocuklarına bırakmıştı. Şimdi ise bilgisayar çocukları yerlerini internet çocuklarına bırakıyor. İnanmayabilirsiniz ama daha 5 yaşındaki çocuklar internetten flash oyun sitelerine girip orada sevdikleri oyunu açıp oynayabiliyorlar. Çocuklar gördükleri herşeyi bi çırpıda öğrenip yapmaya başlıyorlar. Ebeveynler olarak bizler de onlara faydası olacak şeyler öğrenmelerini istiyoruz. Bakalım Linux dünyasının bu konuda bizlere sunduğu araçlar neler?
Çocuklar ya evdeki bilgisayarı ya da sizin iş bilgisayarınızı oyuncak olarak görebilirler her iki durumda da güvendesiniz merak etmeyin. Eğer bir bütçe ayırıp yeni bir bilgisayar almayacaksanız önereceğim yazılımlar 10 yıl öncesinin bilgisayarlarıyla bile rahatça çalışabiliyor zaten.
Şayet kendi dizüstü bilgisayarınızı çocuğunuzun kullanımına sunacaksanız virtualbox gibi bir program kurup çocuğunuzun kullanacağı işletim sistemini ayırın böylece bilgileriniz güvende olacaktır.
Çocuklar düşünülerek geliştirilmiş çeşitli Linux sürümleri mevcut önce bunlarla başlayalım.
1- Qimo: Çocuklar için geliştirilmiş bir masaüstü işletim sistemi. Kocaman simgeleri sayesinde çocuklar aradıkları oyunları rahatça bulabiliyor. Ayrıca bilgisayarı çok yormadığından eski bilgisayarlarda da kolaylıkla kullanılabilir. Qimo’yu kurduğunuzda onunla beraber eğitici oyunlarda kuruluyor. Sitesinde Türkçe desteğinden söz edilmemiş ancak neredeyse %85′i Türkçe. Kurulumun tamamı Türkçe sadece birkaç oyun ingilizce olarak kalmış ama onlarda da simgelerden herşey anlaşılabiliyor. Oyunlar 3 yaş ve üzerine hitap ediyor. Şuradan indirebilirsiniz.
İşte Qimodaki bazı oyunlar ve programlardan görüntüler:
Gcompris, 2 – 10 yaş arası çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu programda şu etkinlikleri bulabilirsiniz:
- bilgisayarı keşfedin: klavye, fare, farklı fare hareketleri
- cebir: hafıza tablosu, sayma, çift giriş tablosu, ayna görüntüsü
- bilim: kanal kilidi, suyun dönüşümü, denizaltı, elektrik simülasyonu
- coğrafya: ülkeleri harita üzerinde yerleştirme
- oyunlar: satranç, hafıza oyunu, 4 köşe oyunu, oware oyunu,
sudoku oyunu - okuma: okuma alıştırması
- diğerleri: saati söylemeyi öğrenin, ünlü resimlerin yapbozları,
yöney çizimi, karikatür çizimi
Daha detaylı bilgi için şuraya da bakabilirsiniz.
Tux Paint 3-12 yaş grubu için uygun bir çizim programıdır. Çocuklarınız isterse hazır resimler ile istersede çeşitli çizim araçları ile kendileri resim çizebilirler. Farklı efektleri kullanarak gerçeğe yakın resimler , desenler yaratabilirler. Ayrıca resimlerinizde Cartoon aracını kullanarak resimlerinize çizgi film efekti de verebilirsiniz…
Tux Math ile çocukların matematiği seveceklerine eminim. Ben bile az daha başından kalkamıyordum. Matematiği tam bir oyun haline getirmişler. Görsel ve işitsel olarak çocuklara hitap edecek şekilde dizayn edilmiş bir eğitim oyunu. 4 işlemin yanı sıra kesirler ve çarpanlara ayırma gibi konularıda severek oynayabilecekler. Yandaki resme tıklayarak ekran görüntülerine bakabilirsiniz.
Tüm bu oyunlar ve daha fazlası qimo ile otomatik olarak geliyor. Eğer isterseniz yukarıda bahsettiğim oyunları diğer Linux dağıtımlarıyla ya da Windows ile de kullanabilirsiniz.
Bir sonraki Çocuklar için Linux yazısında ise geleneksel masaüstü ortamından tamamen farklı bir eğitim platformundan bahsedeceğiz.
Kaynaklar:
http://tux4kids.alioth.debian.org/index.php
http://www.ozgurlukicin.com/paket/gcompris/
http://gcompris.net/-tr-
http://www.qimo4kids.com/




