Çocuklar için Linux 1

Çeşitli kesimlere hitap eden Linux özelliklerinden bahsetmeye devam ediyoruz. Daha önceden Web Tasarımcılar, Grafikerler ve Ev kullanıcılarını ele almıştık. Bu yazımızda ise çocukları ele alacağız.

Televizyon çocukları, yerlerini bilgisayar çocuklarına bırakmıştı. Şimdi ise bilgisayar çocukları yerlerini internet çocuklarına bırakıyor. İnanmayabilirsiniz ama daha 5 yaşındaki çocuklar internetten flash oyun sitelerine girip orada sevdikleri oyunu açıp oynayabiliyorlar. Çocuklar gördükleri herşeyi bi çırpıda öğrenip yapmaya başlıyorlar. Ebeveynler olarak bizler de onlara faydası olacak şeyler öğrenmelerini istiyoruz. Bakalım Linux dünyasının bu konuda bizlere sunduğu araçlar neler?

Çocuklar ya evdeki bilgisayarı ya da sizin iş bilgisayarınızı oyuncak olarak görebilirler her iki durumda da güvendesiniz merak etmeyin. Eğer bir bütçe ayırıp yeni bir bilgisayar almayacaksanız önereceğim yazılımlar 10 yıl öncesinin bilgisayarlarıyla bile rahatça çalışabiliyor zaten.
Şayet kendi dizüstü bilgisayarınızı çocuğunuzun kullanımına sunacaksanız virtualbox gibi bir program kurup çocuğunuzun kullanacağı işletim sistemini ayırın böylece bilgileriniz güvende olacaktır.

Çocuklar düşünülerek geliştirilmiş çeşitli Linux sürümleri mevcut önce bunlarla başlayalım.

Eskimo qimo1- Qimo: Çocuklar için geliştirilmiş bir masaüstü işletim sistemi. Kocaman simgeleri sayesinde çocuklar aradıkları oyunları rahatça bulabiliyor. Ayrıca bilgisayarı çok yormadığından eski bilgisayarlarda da kolaylıkla kullanılabilir. Qimo’yu kurduğunuzda onunla beraber eğitici oyunlarda kuruluyor. Sitesinde Türkçe desteğinden söz edilmemiş ancak neredeyse %85’i Türkçe. Kurulumun tamamı Türkçe sadece birkaç oyun ingilizce olarak kalmış ama onlarda da simgelerden herşey anlaşılabiliyor. Oyunlar 3 yaş ve üzerine hitap ediyor. Şuradan indirebilirsiniz.
İşte Qimodaki bazı oyunlar ve programlardan görüntüler:

GCompris, 2-10 yaş arası çocuklar içinGcompris, 2 – 10 yaş arası çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu programda şu etkinlikleri bulabilirsiniz:

    Gcompris oyunları

  • bilgisayarı keşfedin: klavye, fare, farklı fare hareketleri
  • cebir: hafıza tablosu, sayma, çift giriş tablosu, ayna görüntüsü
  • bilim: kanal kilidi, suyun dönüşümü, denizaltı, elektrik simülasyonu
  • coğrafya: ülkeleri harita üzerinde yerleştirme
  • oyunlar: satranç, hafıza oyunu, 4 köşe oyunu, oware oyunu,
    sudoku oyunu
  • okuma: okuma alıştırması
  • diğerleri: saati söylemeyi öğrenin, ünlü resimlerin yapbozları,
    yöney çizimi, karikatür çizimi

Daha detaylı bilgi için şuraya da bakabilirsiniz.

tux paint Tux Paint 3-12 yaş grubu için uygun bir çizim programıdır. Çocuklarınız isterse hazır resimler ile istersede çeşitli çizim araçları ile kendileri resim çizebilirler. Farklı efektleri kullanarak gerçeğe yakın resimler , desenler yaratabilirler. Ayrıca resimlerinizde Cartoon aracını kullanarak resimlerinize çizgi film efekti de verebilirsiniz…

tux math logoTux Math ile çocukların matematiği seveceklerine eminim. Ben bile az daha başından kalkamıyordum. Matematiği tam bir oyun haline getirmişler. Görsel ve işitsel olarak çocuklara hitap edecek şekilde dizayn edilmiş bir eğitim oyunu. 4 işlemin yanı sıra kesirler ve çarpanlara ayırma gibi konularıda severek oynayabilecekler. Yandaki resme tıklayarak ekran görüntülerine bakabilirsiniz.

Tüm bu oyunlar ve daha fazlası qimo ile otomatik olarak geliyor. Eğer isterseniz yukarıda bahsettiğim oyunları diğer Linux dağıtımlarıyla ya da Windows ile de kullanabilirsiniz.

Bir sonraki Çocuklar için Linux yazısında ise geleneksel masaüstü ortamından tamamen farklı bir eğitim platformundan bahsedeceğiz.

Kaynaklar:
http://tux4kids.alioth.debian.org/index.php
http://www.ozgurlukicin.com/paket/gcompris/
http://gcompris.net/-tr-
http://www.qimo4kids.com/

Ubuntu ve Çok Fonksiyonlu Epson Yazıcım PX710

EPSON Artistan PX TX 710Geçen yıl aldığım Epson DX7450 model yazıcımı baba ocağında bırakıp kendime yeni bir Epson çok fonksiyonlu (Stylus Photo PX710W) yazıcı aldım. Bu sefer aldığım yazıcı epey bir maharetli. Wi-Fi ile ev ağına bağlanabiliyor ve 6 kartuşlu olduğu için çok iyi fotoğraf baskısı alabiliyorsunuz. Neyse konumuz yazıcı tanıtımı değil detaylara şuradan bakabilirsiniz. Önemli olan bütün bu özellikleri Linux altında da kullanabilmek. Yoksa aldığınız ürünün hiçbir anlamı olmuyor. Epson doğrudan Linux’a destek vermese de anlaşmalı olduğu AVASYS firması ile yazıcı ve tarayıcalarının Linux üzerinde çalışmasını sağlıyor.

Daha önceki yazımda DX7450 modelinin Ubuntu üzerinde nasıl kurulduğunu anlatmıştım. Bu sefer de PX710 modelinin nasıl kurulduğunu anlatmaya çalışacağım.

Not: Bu kurulum Ubuntu 10.04 kullanılarak, ağ’a doğrudan bağlı yazıcı ile gerçekleştirilmiştir.

Cihazı tamamen kablosuz olarak kullanmak en kolayı bununla ilgili wireless ayarlarını yazıcı üzerinden yapabilirsiniz. Yazıcının bir IP adresi almasını sağladıktan sonra Ubuntuda Sistem/Yönetim/Yazdırma yolunu takip ederek yazıcı ekleme penceresini açıyoruz. Burada Ekle butonuna basarak gelen pencerede Ağ Yazıcısı Bul butonuna basıyoruz. Sağ taraftaki Bul‘a basarak 20-30 sn bekledikten sonra Ubuntu, yazıcıyı görüyor. Soldaki menüden yazıcıyı seçip İleri dediğimizde “yazıcının sürücüleri aranıyor” şeklinde uyarı veriyor. Yaklaşık 30-40 sn sonra sürücüleri yükleyip sınama sayfası yazdırmak isteyip istemediğimizi soruyor. Sınama sayafsını yazdırdığımızda işlem bitmiş demektir. Ayrıca bu ekranda yazıcının tüm ayarlarını da görebiliyoruz.

Eğer USB ile bağlanmak isterseniz sadece USB kablosunu takıp yazıcıyı çalıştırmanız yeterli Ubuntu hemen yazıcınızı görüp gerekli yüklemeleri tamamlıyor.

Gelelim işin zor kısmına. Evet Tarayıcıyı yüklemek bu kadar kolay değil onun için bazı programları önceden yüklemiş olmak gerekiyor. Ama geçen seneki yazıma baktığımda bu işlerinde epeyce kolaylaştığını tekrar görmüş oldum.
Not: Tarayıcı özelliğini de ağ üzerinden kullanacağız.

Hazırsanız başlayalım : )
Tarayıcı programımızın adı Image Scan! for Linux bu program görsel bir arayüz ile tarayıcıyı etkin bir şekilde kullanmamızı sağlıyor.

Öncelikle Avasys sitesinden formu doldurup tarayıcı için gerekli paketleri indiriyoruz.
Gerekli Paketler:

  • iscan-data_1.0.1-1_all.deb
  • iscan_2.25.0-1_i386.deb
  • iscan-network-nt_1.1.0-2_i386.deb
  • userg_revL_e.pdf

userg_revL_e.pdf dosyası yükleme ile ilgili detayları içeriyor.

Dikkat!
Kurulumun hatasız bir şekilde olması için önce bir hazırlık yapmamız gerekiyor. Kuruluma geçmeden önce aşağıdakileri kontrol edin.

  1. SANE kütüphanesinin en az 1.0.3 veya daha yeni bir sürümünün yüklü olması gerekir. Merak etmeyin Ubuntu 10.04’de yüklü geliyor
  2. libltdl3 kütüphanesinin yüklü olması gerekir. Maalesef Ubuntu 10.04’de yüklü olarak gelmiyor. Elle yüklenecek

libltdl3 kütüphanesini yüklemek için şu adresten libltdl3 paketini indirip kuruyoruz.
Az kaldı kurulum bitmek üzere birazcık sabır!

Şimdi kurulum için uçbirim’i (komut satırı) açıyoruz ve indirdiğimiz paketleri kurmaya başlıyoruz.
sırayla şu komutları vereceğiz.
[code]
sudo dpkg –install iscan-data_1.0.1-1_all.deb
sudo dpkg –install iscan_2.25.0-1_i386.deb
sudo dpkg –install iscan-network-nt_1.1.0-2_i386.deb
[/code]
Bu işlemlerden sonra tarayıcımızın IP numarasını konfigürasyon dosyasına yazıp bitiriyoruz. Bunun için de komut satırında
[code]
sudo gedit /etc/sane.d/epkowa.conf
[/code]
komutunu verip açılan dosyada en alta gelip
#net 192.16 ile başlayan satırın önündeki # işaretini silip
net YAZICI_IP adresini yazıp kaydediyoruz. Örneğin benim yazıcımın IP’si 192.168.2.15 olduğuna göre o satırda şöyle yazıyor:

net 192.168.2.15

kaydedip çıktıktan sonra
Uygulamalar/Grafik/Image Scan! for Linux programını çalıştırıp istediğimiz kadar tarama yapabiliriz. Eğer menüde göremezseniz komut satırında iscan yazabilirsiniz.

Tarayıcı Programı

Tebrikler!

Linux Vakfı Kariyer Web sitesi

Linux vakfı, Linux konusunda çalışan arayan işverenlerin duyurularını yayınlamaları ve iş bulmak isteyenlere yardımcı olması amacıyla Linux’a özel kariyer web sitesini duyurdu. Sitede Linux konusundaki iş ilanlarına ulaşabilir ya da nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız hangi konuların hangi firmalar tarafından arandığını keşfedip ona göre bir rota çizebilirsiniz.

Bu gelişmelerle birlikte bir kez daha görüyoruz ki Linux, Bilişim sektöründe en hızlı büyüyen iş alanı olmaya devam ediyor. Ülkemizde de yeteri sayıda Linux uzmanı olmayışı bu alana yönelen bilişimcileri daha avantajlı hale getiriyor.

linux-sistem-mühendisi

Unutmayalım ki bilişim sektöründe en önemli unsur zamandır. Zamanında gerekli adımlar atılmazsa tren öyle bir hızlı gidiyor ki arkasından yetişebilmek imkansız. Özellikle genç arkadaşların bu konuları iyi analiz etmelerini isterim. Günümüzde popüler olana yönlenmektense gelecekte popüler olacak işler her zaman sizi daha avantajlı ve önde kılar.

Kaynaklar:
http://blogs.computerworld.com/15407/linux_foundation_helps_linux_job_hunters
http://blog.internetnews.com/skerner/2010/01/looking-for-a-linux-job.html
http://www.simplyhired.com
http://www.itjobswatch.co.uk/jobs/uk/linux%20administrator.do
http://jobs.linux.com/

Linux öğrenmek için fırsat, Ubuntu User Day

Ubuntu User Day (Ubuntu Kullanıcı Günü), Ubuntu kullanıcılarının bir gün boyunca başlangıç ve orta düzeyde kurslara ücretsiz olarak internet üzerinden katılmaları için oluşturulmuş bir etkinlik günü. 23 Ocak 2010 Cumartesi günü olacak etkinlikte şu kurslara yer veriliyor:

  • Ubuntu Kurulumu
  • Kullanıdığınız programların alternatiflerini bulma
  • Nasıl yardım alabilirim
  • Ubuntu kullanımı ile ilgili temel konular
  • Ubuntu topluluğuna nasıl katılabilirim

Kurs Etkinlik Planı ise Şu Şekilde:

Time Subject Presenter
12:00 UTC Introduction cjohnston pleia2 Pendulum markthecarp
13:00 UTC Switching to Ubuntu & Installation Nagendra
14:00 UTC Command Line Basics markthecarp
15:00 UTC Finding Helpful Resources starcraft.man
16:00 UTC Restricted Drivers FirasKraiem
17:00 UTC Using Launchpad NigelBabu
18:00 UTC Seahorse and GnuPG mhall119
19:00 UTC Choosing hardware that works with Ubuntu MagicFab
20:00 UTC Partitioning 101 popey
21:00 UTC Ubuntu Equivalent programs cprofitt
22:00 UTC Getting involved in the Ubuntu Community JorgeCastro
23:00 UTC Trusted Software, Where to find it, and why paultag
0:00 UTC Package Management Basics Hellow
01:00 UTC Using Ubuntu One shrini
02:00 UTC Using IRC nhandler

Katılmak için şu adrese tıklayabilirsiniz.

Ayrıca Ubuntu User Day haricinde Ubuntu topluluğunda neler olup bittiği ile ilgili Ubuntu Open Week ve geliştiriciler için olan Ubuntu Developer Week etkinlikleri de ilgilenenleri bekleyen faydalı etkinlikler.

Temenni:
Umarım Ubuntu Türkiye Grubu da Türkçe etkinlikler yapıp Linux’un güzelliklerini daha fazla insana ulaştırır.

Microsoft Linux Uzmanı Arıyor!

Okuduğum habere göre Microsoft, pazarlama stratejilerine yön verebilmek için Linux danışmanı arıyor. Bu uzman Microsoft’un CEO’su Steve Ballmer tarafından seçilip alınacak. Hatta şu şekilde bir iş ilanı da var:

“If you’re looking for a new role where you’ll focus on one of the biggest issues that is top of mind for KT and Steve B in “Compete”, build a complete left to right understanding of the subsidiary,…”

linux

İş başvurusunda bulunmak istiyorsanız şu adrese tıklayınız.

Kaynak:
http://www.itrunsonlinux.com/news/150-microsoft-wants-to-hire-an-anti-linux-guru

DSTL1 kullanıcılarına müjde

General Mobile’ın DSTL1 model telefonu Android kullanmasına rağmen Android Market‘i desteklemiyor ve kullanıcıları gereksiz yere uygulama aratmak zorunda bırakıyor. Bu durum kimden kaynaklanıyor bilinmez ama SlideME firması Google’ın Android Marketi’nin tüm dünyadaki Android kullanıcılarına yetmeyeceğini düşünerek kendisi de bir market kurmuş.

logo Market uygulamasını indirip DSTL1 telefonunuza kurabilir ve ücretli yada ücretsiz programları marketten kurabilirsiniz. Henüz yeniler. Ancak zamanla program çeşitliliği artacaktır. DSTL1 kullancısı arkadaşlar başka çözüm yolları biliyorlarsa lütfen yazsınlar. Bu telefon uygulamasız olunca normal telefonlardan bir farkı kalmıyor.

Linux’a geçerken zorlanacağınız konular ve çözümü

Elinizdeki İstanbul haritası ile Bursa’da yolunuzu bulamazsınız. Bu durum, Bursa’nın yollarının karışık olduğu anlamına gelmez. Yolunuzu bulamıyor olmanızın sebebi yanlış yerde yanlış şeyi arıyor olmanızdan kaynaklıdır. Gezintiye keyifli bir şekilde devam etmek istiyorsanız Bursa haritası almanız yeterli olacaktır.

Her işte olduğu gibi kullandığınız işletim sisteminin de özelliklerini ve kullanma yöntemlerini bilmezseniz; durumunuz, elinizde İstanbul haritası ile Bursada yol aramaya benzeyecektir. Elbette bu sıkıcı duruma çok dayanamayıp bildiğiniz sulara, istemeyerek de olsa, geri döneceksiniz.

İşte bu yazı, size; Linux dünyasında kaybolmamanız için yol gösterici olması amacı ile yazılmıştır. Daha önceki benzer yazımdan da faydalanabilirsiniz.

Kurulum:

İlk tavsiyem: Eğer hiç Linux kullanmamış iseniz ve bilgisayar sistemleri konusunda uzman değilseniz suya sabuna değmeden hemen bir çalışan CD ile Linux’u hiç kurmadan deneyebilirsiniz. Bakalım Linux sizin bilgisayarınızda nasıl duracak?

Çalışan CD konusuna biraz açıklık getirelim. Çalışan CD ile bilgisayarı başlattığınızda bilgisayarınızın sabit diskine hiçbir kurulum yapılmaz. Hiçbir dosyanıza ve ayarlarınıza dokunulmaz. Herşey CD üzerinden gerçekleşir. Siz çalışan cd’yi çıkarttığınızda herşey eskisi gibi olacaktır. Bu size Linux deneyimi kazandırmak için kolay ve güvenli bir yoldur.

Çalışan CD ile bilgisayarınızı başlatmak için şuradaki ilk iki adımı uygulayabilirsiniz. Kısaca, bilgisayarınız ilk açılırken hemen Ubuntu CD’sini yerleştirin önce sizden dilinizi seçmenizi isteyecek daha sonrada gelen ekranda “Bilgisayarınızda hiçbir değişiklik yapmadan Ubuntu’yu deneyin”(En üstteki seçenek) seçeneğinde iken enter tuşuna basacaksınız. Bir süre sonra Ubuntu karşınızda. Ubuntu CD dosyasını (.iso) indirmek için şuraya tıklayın.

Eğer nasıl CD yazacağınızı bilmiyorsanız burada çok basit olarak tüm adımları ile anlatılmış. (IMGBURN Yazılımını İndirmek ve Kurmak başlığını okuyup yapabilirsiniz.)

Dosyalama Sistemi:

Linux kurduktan sonra C:\ ve D:\ gibi sürücü harfler aramayın artık onlar mazide kaldı. artık sizin için sadece /home dizini var. Tüm dosyalarınız onun altında olacak.

Diğer sistem dosyaları ve programlara ait dosyalar diğer dizinler altında bulunur. Kullanıcılar bu bölümlerde bir değişiklik yapamazlar. Böylece Linux siz bir dosyayı sildiniz diye çökmez.

Windows kurulu olan sabit diskinizdeki dosyaları da görebilir ve üzerinde değişiklik yapabilirsiniz.

Program Kurma:

Alıştığımız Setup.exe dosyasına çift tıklayıp ileri, ileri, ileri şeklinde kurulum yapmıyoruz. Depolar var, bu depolara program marketi de diyebiliriz. (Programlar ücretsiz, market dediğime bakmayın) oradan seçip yanındaki kur düğmesine basmanız yeterli. Gerekli olan tüm paketler internet üzerinden indirilip kurulacaktır. Size sadece menüden programı çalıştırmak kalıyor. Örnek ekran görüntüsü [1], [2]

Windowsta iken kullandığınız bir programın Linuxta benzerini bulmak için şu siteye göz atabilirsiniz.

Donanım Tanıma:

Merak etmeyin bir çok donanımınız sorunsuz çalışacaktır. Sürücü problem olursa bunu wiki ve forumlardan kısa süre içinde bulabilirsiniz. Zaten ilk aşamada çalışan cd ile Linux’u deneyebileceğiniz için tüm donanımlarınızı Linux altında test edebilme imkanınız var. Şu ana kadar Linux kurulum yaptığım birçok dizüstü bilgisayar ve masaüstü bilgisayardan bana sorun çıkaran bir donanım olmadı. Örneğin bağlı olan yazıcıları otomatik olarak tanıyıp gerekli kurulumu kendisi tamamlıyor.

Oyun:

Pek oyun sevmem ama bir ara Pardusta Urban Terror oyununa çok sarmıştım. Özgürlükiçin sitesindeki oyun bölümünde hoşunuza gidecek bir oyun bulabilirsiniz. Ayrıca her ne kadar tasvip etmesem de online oyunlar oyun dünyasına büyük bir yenilik kattı. (En kötü özellikleri bağımlılık yapmaları) Online oyunları da sorun yaşamadan oynayabilirsiniz.

Linux ile ilgili birkaç kitap tavsiyesi:

Can uğur Ayfer’in Kim korkar Linux’tan adlı kitabını şu sayfadan indirebilirsiniz.

Linux ilk sorulan sorular güzel bir çalışma.

Basılı Linux kitapları listesi

Seval Ünver’in sitesinde 10 tane özgür ingilizce Linux kitabı listesi

Wikiler:
Ubuntu Türkçe Wiki sayfası

Pardus wiki sayfası

İlk aşamada zorlanacağınız temel konular bunlar. Bunları bir kere öğrenip artık keyfini çıkarabilirsiniz. Çevrenizdekiler virüslerden dert yanarken onlara bakıp gülebilirsiniz. Ya da yazılımları kırmak için gereksiz sitelerden serial aramanız gerekmez. Kırık yazılım kullanarak kendinizi suçlu da hissetmezsiniz. İsterseniz siz de özgür yazılımın bir parçası olursunuz. Çeviri yapmak, hata bildirmek bile sizi özgür yazılım dünyasının bir parçası yapar. Ya da sadece kullanırsınız ve kapatırsınız. Tercihleri yapma özgürlüğü size aittir.

Linux ve İETT

linux_iett_otobusİETT otobüslerinde bundan sonra Linux koşacak. Daha önceden Akbil ile elektronik bilet işine giren İETT şimdi de akıllı kartlar ile ödeme dönemine giriyor. Bunun için otobüslerde kullandığı cihazlar küçük ölçekli birer bilgisayar. Bu bilgisayarlar sadece bilet kesme işi yapmayıp Wifi ile internete bağlanabilecek, GPS (Yer belirleme) ile kendi yerlerini merkeze ve duraklara bildirebilecek. Böylece Kaç dakika sonra durakta olacağı gibi bilgiler de görüntülenebilecek. Başka özellikleri de olacakmış Haberin detaylarına şuradan ulaşabilirsiniz. (Sayfa:75)

Linux’un hayatımızdaki yeri gün geçtikçe genişliyor. Bu durum, Linux bilen uzman ihtiyacını da artıracaktır. Linux’a hala sırt çeviren, alışkanlıklarından kopamayan yazılım ve sistem uzmanlarının; tren kaçmadan bu konuda kendilerini yetiştirmeleri gerektiğini düşünüyorum.

it-runs-on-linux

Üstteki cihaz üzerinde Linux (Debian) çalışıyor.
Linux runs on this device it name validator for akbil. Device developed by Belbim.

Web tasarımcılar için Linux

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor dedik ve Ev kullanıcıları ile Grafikerleri nelerin beklediğini göstermeye çalışmıştık. Bu yazımızda ise Web Tasarımcılar Linux’a geçince onları nelerin beklediğini yazmaya çalışacağız.

Öncelikle web tasarımcısı dediğimiz arkadaşı bir tanımlayalım. Elbette web tasarımcısı derken işin sadece görsel kısmı ile ilgilenmesinden bahsetmiyoruz. Daha genel olarak bir web sitesinin nasıl olacağını kafasında tasarlayıp gerek görsel gerek yazılımsal süreçleri götürebilecek kadar geniş bilgiye sahip bir web tasarımcısından söz ediyoruz. Bunu böyle ele alalım ki daha geniş bir web tasarımcısı topluluğuna hitap edebilelim.

Web tasarımcıların ihtiyaçları nelerdir?
1- Hazırlayacağı web sitesi için görseller oluşturabileceği ve fotoğrafları düzenleyebileceği araçlar.
2- Web sitesinin kodlama kısmını (html, php, jsp, css, sql vd.) yapabileceği kullanışlı editörler.
3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar.
4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı.
5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )

1- Şablonların ve görsellerin oluşturulması
Web tasarım için olmazsa olmazlar tabiki de görsellerdir. Bir sitenin kodlaması ne kadar kötü de olsa kullanıcıya gözüken kısmının mutlaka iyi olması gerekir. Logo, banner, buton, arka plan, ürünler için fotoğraflar ve diğer görsel öğeler mutlaka estetik bir şekilde oluşturulmalıdır.
Bahsettiğimiz tüm görsel öğeleri Özgür yazılımlar aracılığı ile yapmanız mümkün. Daha önceden grafikerler için yazdığım yazı grafik ile ilgili bilgi içeriyorsada bu yazıda daha çok, web tasarımcılar için örnekler bulunacak.

gimp_web Yandaki resimde Gimp ile yapılmış bir web sitesi görüyoruz. Üzerine tıkladığınızda web sayfasında nasıl gözüktüğünü de görebilirsiniz.
Nasıl yapıldığı ile ilgili derse Gimptr adresinden ulaşabilirsiniz. Oldukça faydalı bir yazı olmuş.
Bu örnekte ise bir blog teması yapılmış. Blogunuz için kendi temanızı Gimp ile hazırlayabilirsiniz. Yandaki temanın nasıl yapıldığını merak ediyorsanız şu adrese bakabilirsiniz.

Ayrıca bunun gibi tema örnekleri için bu adres size yardımcı olabilir.
blog_tema

Şimdi sıra Web 2.0‘ın vazgeçilmezlerini; butonları ve etiketleri hazırlamaya geldi:

http://tr.sun.com/

buton_gimp

Bildirgec‘te Gimp ile Web 2.0 butonları nasıl yapabileceğimizi anlatan bir listeye rastladım burada 15 güzel kaynak var. Web 2.0 butonlara Gimp ile başlangıç ile güzel bir adım.

Ayrıca etiket ve arka plan yapımı için şu siteye yazı efektleri için ise bu sitelere 1 2 3 bakabilirsiniz.

Sloganı “watch, learn, do” olan Heathenx sitesi Gimp ve Inkscape ile ilgili müthiş videolu anlatımlar sunuyor. Buradaki anlatımlar gerçekten çok şey öğrenemenizi sağlayacak.

Tüm bu örneklerden sonra bu konuda yazılmış birkaç kitaptan bahsedeyim: İlki Profesyonel Web Tasarımcıları için Gimp kitabı şuradan kısmi içeriğine bakabilirsiniz. Ayrıca Amazonda da satılıyor Bunların yanı sıra bu konuda hazırlanmış ücretli bir ders CD’si de mevcut

İnkscape için ücretsiz bir kitabı da buradan okuyabilirsiniz.

Bu arada unutulmaması gereken bir konu da Flash animasyonlar. Maalesef Flash animasyonları yapabileceğiniz açık kaynak düzgün çalışan bir yazılım henüz mecut değil. Bunun çözümü de yok değil elbette. Adobe Flash CS3 programını wine ile Linux altında çalıştırabilirsiniz. Ancak şimdiden söylemeliyim ki tam verim alamayabilirsiniz.

2- Web sitesinin kodlama kısmının hazırlanması
İşin kodlama kısmına geçtiğimiz zaman kullanacağımız birçok editör mevcut. Hepsinin de birbirinden farklı özellikleri var, burada önemli olan kendinize ve ihtiyaçlarınıza en uygun olanı seçebilmek. Bunları şöyle bir sayacak olursak; Bluefish, Kompozer, Quanta, Javacıların iyi bildiği Netbeans ve Tüm yazılımcıların başının tacı Eclipse Bunların dışında da açık kaynak editörler mevcut. Ancak bu yazıda sadece bu editörlerden bahsedeceğim.

bluefish_logo Bluefish, deneyimli web tasarımcıları ve yazılımcılar için hazırlanmış bir editördür. Bir çok programlama ve işaretleme diline destek verir; ancak birincil hedefi etkileşimli ve dinamik web sitesi tasarımıdır. Özelliklerine şu sayfadan bakabilirsiniz.
kompozer_logo Kompozer ise web tasarımına yeni başlayan web tasarımcılar için daha uygun bir editör. KompoZer aşırı derecede kolay kullanımlı olması için tasarlanmıştır, teknik olmayan bilgisayar kullanıcılarının HTML veya web kodlaması bilmeden çekici professiyonel görünümlü web siteler tasarlayabilmesi tasarlanmıştır. Tümleşik CSS editörü sayesinde yaptığınız değişiklikleri anında görebilirsiniz. Mozilla vakfının da desteklediği bu editörün özelliklerine ise şu sayfadan bakabilirsiniz. MS FrontPage tadında bir program. Ayrıca Kompozer ile ilgili güzel bir makaleye de Enixma’nın şu sayısında yer verilmiş.
nb-logo-frontpage2 Netbeans benim favori geliştirme ortamım. Hala tamamını öğrendiğimi söyleyemem. İhtiyaçlar doğdukça yeni şeyler keşfediyorum, bu da benim hoşuma gidiyor. Netbeans aslında SUN Microsystems firmasının Java kodlama yapmak için geliştirdiği bir IDE(Geliştirme ortamı). Ancak zaman içerisinde öyle geliştiki sadece Java değil birçok dile (Java, Ruby, C, Groovy ve PHP) destek verir hale geldi. Ben PHP kodlama yaparken artık Netbeans IDE kullanıyorum. Bir programcı için gerçekten çok güzel araçlara sahip. Örneğin include edilen fonksiyon dosyalarındaki fonksiyon adlarını otomatik gösteriyor. Yazdığınız fonksiyonlara açıklama koyduysanız fonksiyonu nerede çağırırsanız çağırın bu açıklamalar bir baloncukla gösteriliyor. Fonksiyona gönderilecek olan parametre tipleri ve geri döndürülen parametre tipi bu baloncuk içinde gösteriliyor. Başka bir özelliği de bir değişkenin adını değiştirmek istediğinizde “replace all” yapmanız gerekmiyor sadece birini değiştirdiğiniz anda hepsi değişebiliyor. Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Mesela hiç PHP kodları adım adım çalıştırdınız mı sanki bir C ya da Java kodu gibi. Bunu Firefox’un bir eklentisi (Netbeans Firefox Extension) sayesinde yapabiliyorsunuz. Ayrıca localdeki veritabanınıza doğrudan Netbeans ile bağlanıp üzerinde işlem yapabiliyorsunuz. Ayrıca PhpMyadmin’e bile gerek bırakmıyor. Tümleşik CVS ve SVN desteği, Ön izlemeli CSS editörü, XML ve JSON gibi işaretleme dillerinde dosya hazırlarken sağladığı kolaylıklar ve ciddi bir döküman (Uygulamalı eğitim videoları da) arşivi bu geliştirme ortamını (IDE) tercih etmemi sağlıyor.
eclipse_logo Eclipse bir yazılım geliştirme platformu ve neredeyse desteklemediği bir dil yok. İlginç olan ise Eclipse projelerinde en popüler ikinci proje PDT (PHP Development Tool) olması. Bu proje IBM ve ZEND (PHP dilini geliştiren firma ) tarafından 2006 yılında başlatıldı. Zend framework de dahil olmak üzere birçok framework ile kolayca çalışmanıza imkan sağlıyor. Ceviz.net’te de Eclipse PHP ile ilgili küçük bir makele mevcut. Eclipse gerçekten bir umman. İsterseniz hemen öğrenci programına katılıp bu ummana dalabilirsiniz.

3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar
Kendi bilgisayarımızda web sitemiz için hazırladığımız dosyaları oluşturduk. Şimdi sıra bunları kolay bir şekilde server tarafına taşımaya geldi. Bunun için benim tercihim Firefox’a bir eklenti indirerek ayrıca bir program kurmadan bu ihtiyacımı karşılamak oluyor. Böylece sadece Firefox ekranını kullanarak hem upload yapıyorum bir yandan da yüklediğim dosyaların nasıl çalıştığını tarayıcıdan hemen görme fırsatım oluyor. Bunun için kullandığım FTP eklentisi ise FireFTP. Klasör senkronizasyon özelliğini de beğeniyorum. Tek seferde tüm dosyaları senkronize edebiliyor.
Bir ftp programı kurmak isteyenler yine Mozilla’nın desteklediği Filezilla programını da indirebilirler. Daha önceden kullandığım gFTP programı da bir ftp programından beklenen tüm ihtiyaçları karşılayabiliyor.

4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı
Site kullanılabilirliğini test etmek profesyonel siteler için çok önemli. Bir web sitesinin her tarayıcıda farklı şekilde görülmesi bence tam bir acemilik. Bu durum kodlarınızın standartlara uymadığını gösteriyor. W3C standartlarına uygun kod yazmak her web tasarımcısının üstünde durması gereken bir konu. Sitenizin bu standartlara uyumlu olup olmadığını şu adresten kontrol edebilirsiniz. Ama yine de sitenizin tüm tarayıcılarda nasıl göründüğünü mutlaka test etmeniz gerekir. Favori tarayıcım olan Firefox zaten birçok Linux dağıtımında (Ubuntu, Pardus, vd.) standart olarak geliyor. Bunun dışında Opera, Safari, Chrome gibi tarayıcıları hemen kurup onlarda da sitenizin nasıl gözüktüğüne bakabilirsiniz. Internet Explorer için ise sisteminize wine programını kurduktan sonra Internet Explorer kurup denemelerinizi başarılı bir şekilde yapabilirsiniz.
Bir web tasarımcısı olarak Firefox kullanmıyorsanız inanın çok şeyler (En başta zaman) kaybediyorsunuz demektir. Firebug eklentisine değinmeden geçemeyeceğim. Firebug yaptığınız sayfalardaki hataları bulup düzeltmenize bunları hemen görebilmenize, beğendiğiniz bir sitedeki css bilgisini görüp hatta üzerinde değişiklik yapıp anında görmenize bu site böyle daha güzel olurmuş demenize sebep olacak bir eklenti. Aslında tam anlatılmaz yaşanır tadında birşey.
Bir başka eklenti de benim pek kullanma fırsatımın olmadığı Greasemonkey eklentisi onun için de şurada methiyeler var ilgilenenlere…
Başarılı bir proje için iletişim şart. E-posta iletişimi için kullandığım program Mozilla’nın geliştirdiği Thunderbird. MSN yazışmaları için Ubuntu ile standart olarak gelen Pidgin. ve sesli görüşme için Skype ile konuşmaya başlayabilirsiniz. Ajandanızı tutmak içinse ayrı bir programa gerek yok Thunderbird‘e şu eklentiyi kurarak hem eposta için hem de ajanda için kullanabilirsiniz.

5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )
Yukarıda yazılan işlerin hepsini kilitlenmeden, hata vermeden ve bilgi kaybetmeden yapmak, zaten çok zamanı olmayan ve tüm bu işlerle uğraşmak zorunda olan, web tasarımcısı için çok önemlidir. Bunu sağlamının yolu Ubuntu, Pardus gibi bir Linux dağıtımını bilgisayarımıza kurup kendimizi ve bilgisayarımızı ödüllendirmekten geçer. : )

Kaynaklar
http://www.gimp.org/tutorials/Simple_Animations/
http://www.gimp.org/tutorials/Advanced_Animations/
http://www.gokhanakin.com/yazi-tasarimci-nasil-olunur-1320.html
http://www.osnews.com/story/9658
http://www.wpdfd.com/software/
http://www.debian.org.tr/KompoZer

Yeni Android DSTL1 telefonum ve izlenimlerim

Nokia 6600 telefonumu kırıp tüm rehberimi, ajandamı ve bilimum bilgilerimi kaybettikten sonra bu işin artık böyle yürümeyeceğini anladım. Mobilite dedikleri şeyi de daha iyi anlamaya başlamıştım. Nerede olursan ol bilgilerine ulaşabilmelisin. Bilgileri bir cihaza hapsedersen işte böyle kaybedersin. Derken bunu nasıl sağlarım diye telefon ve teknoloji araştırmaya başladım. Aslında birçok “Senkronize” servisi olduğunu da o zaman öğrendim. Hatta Google’ın da böyle bir servisi olduğunu ve gmail ile de uyumlu olduğunu gördüm.

android

Google demişken, “ya Android vardı ne oldu” diye bakınıyordum bir de ne göreyim; Türkiye’ye gelmiş. Hemde çift hatlı bir telefon ile (General Mobile DSTL1). E tabi benim gibi Linux aşığı birisi olursan hemen ağzının suyu akmaya başlar. Neyse hemen teknik özelliklerini şöyle bi inceleyip bi kaç forumdan izlenim elde etmeye çalışıp ilgili bi kaç da video izledikten sonra tamam dedim Android’e geçme zamanı gelmiş. O hevesle 750TL verip yeni oyuncağımı aldım.

dstl1_09m

.
.
Bu tür telefonları almanın amacı küçük programlar (widget) yükleyerek telefonu daha etkin kullanabilmektir. Ben de bu maksatla hemen bi java program yüklemeye çalıştım. Olmadı. Tekrar denedim, uğraştım… Olmuyor. Hemen teknik özelliklerine baktım Java destekliyor mu diye. GM internet sitesinde şu şekilde belirtmişler: “3rd parti yazılım desteği ile”.(Şu anda yazıyı kaldırmışlar) GM ile yaptığım telefon görüşmelerinde Java’yı doğrudan desteklemediğini ancak üçüncü parti bir yazıılm yükleyerek bu sorunu aşabileceğimi söylediler. J2ME Runner adı verilen bir program yüklersem, java uygulamaları çalışabiliyor. Bunun için de önce programın jar dosyasını apk dosyaya çevirmem gerekiyor. Tabi java uygulamanın içeriğine bağlı olarak her java dosyayı apk formatına düzgün çeviremeyebiliyorsunuz. Ayrıca uygulamaları çalıştırsanız da j2merunner içinde çalıştığından çok güzel gözükmüyor. Bunları görmek açıkçası biraz pişmanlık yarattı başlarda. Neden böyle olduğunu araştırmaya başladığımda şunları öğrendim.

Android İşletim sistemi javada yazılmış ancak Java uygulamalar için Sun’ın geliştirdiği ve tüm hakları Sun firmasına ait olan JVM yerine Google daha özgür olmak istediği için Dalvik VM kullanmış. Hatta şu yazıda bu konuya farklı bir açıdan yaklaşılmış. Google daha özgür olmak için mi böyle yaptı bilinmez ama özgürlük güzel ama zor birşeydir diyip bu zorluğa da katlanmayı kabullenmeye başlamıştım.

Ancak olumsuzluklar bununla da bitmedi. Telefon için uygulama aramaya başladığımda apk formatında dosya bulmakta ciddi şekilde zorlandım. Ne forumlarda var ne de başka yerde. Olanlar da pek işime yarayan programlar değildi. Sonunda öğrendim ki Android Market denen bir hizmet varmış oradan hemen istediğimiz programları alabiliyormuşuz. General Mobile Ülke Müdürü Melih Çoğan’ın bir röportajında Android Market’in henüz Türkiye’ye açık olamadığını duyunca benim için DSTL1’in doğru bir tercih olmadığını düşünmeye başladım.

Telefonu iade etmeyi düşünsemde, bu yılın sonunda Android 2.0 çıkacağını öğrenip “biraz sabır” dedim. Bu sırada Android’i kurcalama fırsatım olacak. Ayrıca Google boş durmayacaktır. En kısa zamanda market desteğini ve diğer özelliklerini Türkiyede kullanılabilir hale getirecektir.