Microsoft Linux Uzmanı Arıyor!

Okuduğum habere göre Microsoft, pazarlama stratejilerine yön verebilmek için Linux danışmanı arıyor. Bu uzman Microsoft’un CEO’su Steve Ballmer tarafından seçilip alınacak. Hatta şu şekilde bir iş ilanı da var:

“If you’re looking for a new role where you’ll focus on one of the biggest issues that is top of mind for KT and Steve B in “Compete”, build a complete left to right understanding of the subsidiary,…”

linux

İş başvurusunda bulunmak istiyorsanız şu adrese tıklayınız.

Kaynak:
http://www.itrunsonlinux.com/news/150-microsoft-wants-to-hire-an-anti-linux-guru

Linux’a geçerken zorlanacağınız konular ve çözümü

Elinizdeki İstanbul haritası ile Bursa’da yolunuzu bulamazsınız. Bu durum, Bursa’nın yollarının karışık olduğu anlamına gelmez. Yolunuzu bulamıyor olmanızın sebebi yanlış yerde yanlış şeyi arıyor olmanızdan kaynaklıdır. Gezintiye keyifli bir şekilde devam etmek istiyorsanız Bursa haritası almanız yeterli olacaktır.

Her işte olduğu gibi kullandığınız işletim sisteminin de özelliklerini ve kullanma yöntemlerini bilmezseniz; durumunuz, elinizde İstanbul haritası ile Bursada yol aramaya benzeyecektir. Elbette bu sıkıcı duruma çok dayanamayıp bildiğiniz sulara, istemeyerek de olsa, geri döneceksiniz.

İşte bu yazı, size; Linux dünyasında kaybolmamanız için yol gösterici olması amacı ile yazılmıştır. Daha önceki benzer yazımdan da faydalanabilirsiniz.

Kurulum:

İlk tavsiyem: Eğer hiç Linux kullanmamış iseniz ve bilgisayar sistemleri konusunda uzman değilseniz suya sabuna değmeden hemen bir çalışan CD ile Linux’u hiç kurmadan deneyebilirsiniz. Bakalım Linux sizin bilgisayarınızda nasıl duracak?

Çalışan CD konusuna biraz açıklık getirelim. Çalışan CD ile bilgisayarı başlattığınızda bilgisayarınızın sabit diskine hiçbir kurulum yapılmaz. Hiçbir dosyanıza ve ayarlarınıza dokunulmaz. Herşey CD üzerinden gerçekleşir. Siz çalışan cd’yi çıkarttığınızda herşey eskisi gibi olacaktır. Bu size Linux deneyimi kazandırmak için kolay ve güvenli bir yoldur.

Çalışan CD ile bilgisayarınızı başlatmak için şuradaki ilk iki adımı uygulayabilirsiniz. Kısaca, bilgisayarınız ilk açılırken hemen Ubuntu CD’sini yerleştirin önce sizden dilinizi seçmenizi isteyecek daha sonrada gelen ekranda “Bilgisayarınızda hiçbir değişiklik yapmadan Ubuntu’yu deneyin”(En üstteki seçenek) seçeneğinde iken enter tuşuna basacaksınız. Bir süre sonra Ubuntu karşınızda. Ubuntu CD dosyasını (.iso) indirmek için şuraya tıklayın.

Eğer nasıl CD yazacağınızı bilmiyorsanız burada çok basit olarak tüm adımları ile anlatılmış. (IMGBURN Yazılımını İndirmek ve Kurmak başlığını okuyup yapabilirsiniz.)

Dosyalama Sistemi:

Linux kurduktan sonra C:\ ve D:\ gibi sürücü harfler aramayın artık onlar mazide kaldı. artık sizin için sadece /home dizini var. Tüm dosyalarınız onun altında olacak.

Diğer sistem dosyaları ve programlara ait dosyalar diğer dizinler altında bulunur. Kullanıcılar bu bölümlerde bir değişiklik yapamazlar. Böylece Linux siz bir dosyayı sildiniz diye çökmez.

Windows kurulu olan sabit diskinizdeki dosyaları da görebilir ve üzerinde değişiklik yapabilirsiniz.

Program Kurma:

Alıştığımız Setup.exe dosyasına çift tıklayıp ileri, ileri, ileri şeklinde kurulum yapmıyoruz. Depolar var, bu depolara program marketi de diyebiliriz. (Programlar ücretsiz, market dediğime bakmayın) oradan seçip yanındaki kur düğmesine basmanız yeterli. Gerekli olan tüm paketler internet üzerinden indirilip kurulacaktır. Size sadece menüden programı çalıştırmak kalıyor. Örnek ekran görüntüsü [1], [2]

Windowsta iken kullandığınız bir programın Linuxta benzerini bulmak için şu siteye göz atabilirsiniz.

Donanım Tanıma:

Merak etmeyin bir çok donanımınız sorunsuz çalışacaktır. Sürücü problem olursa bunu wiki ve forumlardan kısa süre içinde bulabilirsiniz. Zaten ilk aşamada çalışan cd ile Linux’u deneyebileceğiniz için tüm donanımlarınızı Linux altında test edebilme imkanınız var. Şu ana kadar Linux kurulum yaptığım birçok dizüstü bilgisayar ve masaüstü bilgisayardan bana sorun çıkaran bir donanım olmadı. Örneğin bağlı olan yazıcıları otomatik olarak tanıyıp gerekli kurulumu kendisi tamamlıyor.

Oyun:

Pek oyun sevmem ama bir ara Pardusta Urban Terror oyununa çok sarmıştım. Özgürlükiçin sitesindeki oyun bölümünde hoşunuza gidecek bir oyun bulabilirsiniz. Ayrıca her ne kadar tasvip etmesem de online oyunlar oyun dünyasına büyük bir yenilik kattı. (En kötü özellikleri bağımlılık yapmaları) Online oyunları da sorun yaşamadan oynayabilirsiniz.

Linux ile ilgili birkaç kitap tavsiyesi:

Can uğur Ayfer’in Kim korkar Linux’tan adlı kitabını şu sayfadan indirebilirsiniz.

Linux ilk sorulan sorular güzel bir çalışma.

Basılı Linux kitapları listesi

Seval Ünver’in sitesinde 10 tane özgür ingilizce Linux kitabı listesi

Wikiler:
Ubuntu Türkçe Wiki sayfası

Pardus wiki sayfası

İlk aşamada zorlanacağınız temel konular bunlar. Bunları bir kere öğrenip artık keyfini çıkarabilirsiniz. Çevrenizdekiler virüslerden dert yanarken onlara bakıp gülebilirsiniz. Ya da yazılımları kırmak için gereksiz sitelerden serial aramanız gerekmez. Kırık yazılım kullanarak kendinizi suçlu da hissetmezsiniz. İsterseniz siz de özgür yazılımın bir parçası olursunuz. Çeviri yapmak, hata bildirmek bile sizi özgür yazılım dünyasının bir parçası yapar. Ya da sadece kullanırsınız ve kapatırsınız. Tercihleri yapma özgürlüğü size aittir.

Web tasarımcılar için Linux

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor dedik ve Ev kullanıcıları ile Grafikerleri nelerin beklediğini göstermeye çalışmıştık. Bu yazımızda ise Web Tasarımcılar Linux’a geçince onları nelerin beklediğini yazmaya çalışacağız.

Öncelikle web tasarımcısı dediğimiz arkadaşı bir tanımlayalım. Elbette web tasarımcısı derken işin sadece görsel kısmı ile ilgilenmesinden bahsetmiyoruz. Daha genel olarak bir web sitesinin nasıl olacağını kafasında tasarlayıp gerek görsel gerek yazılımsal süreçleri götürebilecek kadar geniş bilgiye sahip bir web tasarımcısından söz ediyoruz. Bunu böyle ele alalım ki daha geniş bir web tasarımcısı topluluğuna hitap edebilelim.

Web tasarımcıların ihtiyaçları nelerdir?
1- Hazırlayacağı web sitesi için görseller oluşturabileceği ve fotoğrafları düzenleyebileceği araçlar.
2- Web sitesinin kodlama kısmını (html, php, jsp, css, sql vd.) yapabileceği kullanışlı editörler.
3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar.
4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı.
5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )

1- Şablonların ve görsellerin oluşturulması
Web tasarım için olmazsa olmazlar tabiki de görsellerdir. Bir sitenin kodlaması ne kadar kötü de olsa kullanıcıya gözüken kısmının mutlaka iyi olması gerekir. Logo, banner, buton, arka plan, ürünler için fotoğraflar ve diğer görsel öğeler mutlaka estetik bir şekilde oluşturulmalıdır.
Bahsettiğimiz tüm görsel öğeleri Özgür yazılımlar aracılığı ile yapmanız mümkün. Daha önceden grafikerler için yazdığım yazı grafik ile ilgili bilgi içeriyorsada bu yazıda daha çok, web tasarımcılar için örnekler bulunacak.

gimp_web Yandaki resimde Gimp ile yapılmış bir web sitesi görüyoruz. Üzerine tıkladığınızda web sayfasında nasıl gözüktüğünü de görebilirsiniz.
Nasıl yapıldığı ile ilgili derse Gimptr adresinden ulaşabilirsiniz. Oldukça faydalı bir yazı olmuş.
Bu örnekte ise bir blog teması yapılmış. Blogunuz için kendi temanızı Gimp ile hazırlayabilirsiniz. Yandaki temanın nasıl yapıldığını merak ediyorsanız şu adrese bakabilirsiniz.

Ayrıca bunun gibi tema örnekleri için bu adres size yardımcı olabilir.
blog_tema

Şimdi sıra Web 2.0‘ın vazgeçilmezlerini; butonları ve etiketleri hazırlamaya geldi:

http://tr.sun.com/

buton_gimp

Bildirgec‘te Gimp ile Web 2.0 butonları nasıl yapabileceğimizi anlatan bir listeye rastladım burada 15 güzel kaynak var. Web 2.0 butonlara Gimp ile başlangıç ile güzel bir adım.

Ayrıca etiket ve arka plan yapımı için şu siteye yazı efektleri için ise bu sitelere 1 2 3 bakabilirsiniz.

Sloganı “watch, learn, do” olan Heathenx sitesi Gimp ve Inkscape ile ilgili müthiş videolu anlatımlar sunuyor. Buradaki anlatımlar gerçekten çok şey öğrenemenizi sağlayacak.

Tüm bu örneklerden sonra bu konuda yazılmış birkaç kitaptan bahsedeyim: İlki Profesyonel Web Tasarımcıları için Gimp kitabı şuradan kısmi içeriğine bakabilirsiniz. Ayrıca Amazonda da satılıyor Bunların yanı sıra bu konuda hazırlanmış ücretli bir ders CD’si de mevcut

İnkscape için ücretsiz bir kitabı da buradan okuyabilirsiniz.

Bu arada unutulmaması gereken bir konu da Flash animasyonlar. Maalesef Flash animasyonları yapabileceğiniz açık kaynak düzgün çalışan bir yazılım henüz mecut değil. Bunun çözümü de yok değil elbette. Adobe Flash CS3 programını wine ile Linux altında çalıştırabilirsiniz. Ancak şimdiden söylemeliyim ki tam verim alamayabilirsiniz.

2- Web sitesinin kodlama kısmının hazırlanması
İşin kodlama kısmına geçtiğimiz zaman kullanacağımız birçok editör mevcut. Hepsinin de birbirinden farklı özellikleri var, burada önemli olan kendinize ve ihtiyaçlarınıza en uygun olanı seçebilmek. Bunları şöyle bir sayacak olursak; Bluefish, Kompozer, Quanta, Javacıların iyi bildiği Netbeans ve Tüm yazılımcıların başının tacı Eclipse Bunların dışında da açık kaynak editörler mevcut. Ancak bu yazıda sadece bu editörlerden bahsedeceğim.

bluefish_logo Bluefish, deneyimli web tasarımcıları ve yazılımcılar için hazırlanmış bir editördür. Bir çok programlama ve işaretleme diline destek verir; ancak birincil hedefi etkileşimli ve dinamik web sitesi tasarımıdır. Özelliklerine şu sayfadan bakabilirsiniz.
kompozer_logo Kompozer ise web tasarımına yeni başlayan web tasarımcılar için daha uygun bir editör. KompoZer aşırı derecede kolay kullanımlı olması için tasarlanmıştır, teknik olmayan bilgisayar kullanıcılarının HTML veya web kodlaması bilmeden çekici professiyonel görünümlü web siteler tasarlayabilmesi tasarlanmıştır. Tümleşik CSS editörü sayesinde yaptığınız değişiklikleri anında görebilirsiniz. Mozilla vakfının da desteklediği bu editörün özelliklerine ise şu sayfadan bakabilirsiniz. MS FrontPage tadında bir program. Ayrıca Kompozer ile ilgili güzel bir makaleye de Enixma’nın şu sayısında yer verilmiş.
nb-logo-frontpage2 Netbeans benim favori geliştirme ortamım. Hala tamamını öğrendiğimi söyleyemem. İhtiyaçlar doğdukça yeni şeyler keşfediyorum, bu da benim hoşuma gidiyor. Netbeans aslında SUN Microsystems firmasının Java kodlama yapmak için geliştirdiği bir IDE(Geliştirme ortamı). Ancak zaman içerisinde öyle geliştiki sadece Java değil birçok dile (Java, Ruby, C, Groovy ve PHP) destek verir hale geldi. Ben PHP kodlama yaparken artık Netbeans IDE kullanıyorum. Bir programcı için gerçekten çok güzel araçlara sahip. Örneğin include edilen fonksiyon dosyalarındaki fonksiyon adlarını otomatik gösteriyor. Yazdığınız fonksiyonlara açıklama koyduysanız fonksiyonu nerede çağırırsanız çağırın bu açıklamalar bir baloncukla gösteriliyor. Fonksiyona gönderilecek olan parametre tipleri ve geri döndürülen parametre tipi bu baloncuk içinde gösteriliyor. Başka bir özelliği de bir değişkenin adını değiştirmek istediğinizde “replace all” yapmanız gerekmiyor sadece birini değiştirdiğiniz anda hepsi değişebiliyor. Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Mesela hiç PHP kodları adım adım çalıştırdınız mı sanki bir C ya da Java kodu gibi. Bunu Firefox’un bir eklentisi (Netbeans Firefox Extension) sayesinde yapabiliyorsunuz. Ayrıca localdeki veritabanınıza doğrudan Netbeans ile bağlanıp üzerinde işlem yapabiliyorsunuz. Ayrıca PhpMyadmin’e bile gerek bırakmıyor. Tümleşik CVS ve SVN desteği, Ön izlemeli CSS editörü, XML ve JSON gibi işaretleme dillerinde dosya hazırlarken sağladığı kolaylıklar ve ciddi bir döküman (Uygulamalı eğitim videoları da) arşivi bu geliştirme ortamını (IDE) tercih etmemi sağlıyor.
eclipse_logo Eclipse bir yazılım geliştirme platformu ve neredeyse desteklemediği bir dil yok. İlginç olan ise Eclipse projelerinde en popüler ikinci proje PDT (PHP Development Tool) olması. Bu proje IBM ve ZEND (PHP dilini geliştiren firma ) tarafından 2006 yılında başlatıldı. Zend framework de dahil olmak üzere birçok framework ile kolayca çalışmanıza imkan sağlıyor. Ceviz.net’te de Eclipse PHP ile ilgili küçük bir makele mevcut. Eclipse gerçekten bir umman. İsterseniz hemen öğrenci programına katılıp bu ummana dalabilirsiniz.

3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar
Kendi bilgisayarımızda web sitemiz için hazırladığımız dosyaları oluşturduk. Şimdi sıra bunları kolay bir şekilde server tarafına taşımaya geldi. Bunun için benim tercihim Firefox’a bir eklenti indirerek ayrıca bir program kurmadan bu ihtiyacımı karşılamak oluyor. Böylece sadece Firefox ekranını kullanarak hem upload yapıyorum bir yandan da yüklediğim dosyaların nasıl çalıştığını tarayıcıdan hemen görme fırsatım oluyor. Bunun için kullandığım FTP eklentisi ise FireFTP. Klasör senkronizasyon özelliğini de beğeniyorum. Tek seferde tüm dosyaları senkronize edebiliyor.
Bir ftp programı kurmak isteyenler yine Mozilla’nın desteklediği Filezilla programını da indirebilirler. Daha önceden kullandığım gFTP programı da bir ftp programından beklenen tüm ihtiyaçları karşılayabiliyor.

4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı
Site kullanılabilirliğini test etmek profesyonel siteler için çok önemli. Bir web sitesinin her tarayıcıda farklı şekilde görülmesi bence tam bir acemilik. Bu durum kodlarınızın standartlara uymadığını gösteriyor. W3C standartlarına uygun kod yazmak her web tasarımcısının üstünde durması gereken bir konu. Sitenizin bu standartlara uyumlu olup olmadığını şu adresten kontrol edebilirsiniz. Ama yine de sitenizin tüm tarayıcılarda nasıl göründüğünü mutlaka test etmeniz gerekir. Favori tarayıcım olan Firefox zaten birçok Linux dağıtımında (Ubuntu, Pardus, vd.) standart olarak geliyor. Bunun dışında Opera, Safari, Chrome gibi tarayıcıları hemen kurup onlarda da sitenizin nasıl gözüktüğüne bakabilirsiniz. Internet Explorer için ise sisteminize wine programını kurduktan sonra Internet Explorer kurup denemelerinizi başarılı bir şekilde yapabilirsiniz.
Bir web tasarımcısı olarak Firefox kullanmıyorsanız inanın çok şeyler (En başta zaman) kaybediyorsunuz demektir. Firebug eklentisine değinmeden geçemeyeceğim. Firebug yaptığınız sayfalardaki hataları bulup düzeltmenize bunları hemen görebilmenize, beğendiğiniz bir sitedeki css bilgisini görüp hatta üzerinde değişiklik yapıp anında görmenize bu site böyle daha güzel olurmuş demenize sebep olacak bir eklenti. Aslında tam anlatılmaz yaşanır tadında birşey.
Bir başka eklenti de benim pek kullanma fırsatımın olmadığı Greasemonkey eklentisi onun için de şurada methiyeler var ilgilenenlere…
Başarılı bir proje için iletişim şart. E-posta iletişimi için kullandığım program Mozilla’nın geliştirdiği Thunderbird. MSN yazışmaları için Ubuntu ile standart olarak gelen Pidgin. ve sesli görüşme için Skype ile konuşmaya başlayabilirsiniz. Ajandanızı tutmak içinse ayrı bir programa gerek yok Thunderbird‘e şu eklentiyi kurarak hem eposta için hem de ajanda için kullanabilirsiniz.

5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )
Yukarıda yazılan işlerin hepsini kilitlenmeden, hata vermeden ve bilgi kaybetmeden yapmak, zaten çok zamanı olmayan ve tüm bu işlerle uğraşmak zorunda olan, web tasarımcısı için çok önemlidir. Bunu sağlamının yolu Ubuntu, Pardus gibi bir Linux dağıtımını bilgisayarımıza kurup kendimizi ve bilgisayarımızı ödüllendirmekten geçer. : )

Kaynaklar
http://www.gimp.org/tutorials/Simple_Animations/
http://www.gimp.org/tutorials/Advanced_Animations/
http://www.gokhanakin.com/yazi-tasarimci-nasil-olunur-1320.html
http://www.osnews.com/story/9658
http://www.wpdfd.com/software/
http://www.debian.org.tr/KompoZer

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor-2 (Grafikerler)

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor serisine devam ediyoruz. Önceki yazımızda Linux’a geçen Ev kullanıcılarını neyin beklediğini anlatmıştık, bu yazımızda ise bir grafiker Linux’a geçince onu nelerin beklediğini yazmaya çalışacağız. Bir grafikerin hangi özgür grafik animasyon araçlarını kullanabileceğini göstermeye çalışacağız.

Mesleğim grafikerlik olmadığı için grafikerlerin ihtiyaçlarını tam olarak bilmem mümkün değil. Bu nedenle grafikerlerin sıklıkla tercih ettikleri programlardan yola çıkarak bunların Linuxdaki karşılıklarını irdeleyeceğim. Ayrıca bu ortamları kimlerin kullandığını göstermeye çalışacağım.
Öncelikle grafikerler neler kullanıyor onları bir yazalım:
1- Grafik denince akla gelen ilk program Adobe Photoshop [699$]
2- Corel Draw [266€]
3- Free Hand [399$]
4- Adobe Illustrator [599$]
5- Adobe InDesign [699$]
6- Quark [799$]
7- Publisher
8- Ekran görüntüsü yakalama için Captivate [799$] ve Camtasia [299$]
9- 3B Modelleme için 3D Max [3990$]

Şimdide özgür grafik araçlarını tanımaya başlayalım.

Bunlardan ilki InkScape [0$]
InkScape vektör tabanlı çizimler yapmanızı sağlayan bir program. Programı Linux, MacOS ve Windows altında çalıştırabilirsiniz. InkScape‘i kurup biraz içine girdiğinizde ciddi bir grafikerler topluluğu ile karşılaşıyorsunuz. openclipart kütüphanesi ile aradığınız birçok resmi bulabilir, ücretsiz bir şekilde kullanabilirsiniz. Ayrıca Flickr InkScape grubu’nun da bir görüntü havuzu var. Adobe Illustrator, Corel Draw ve FreeHand kullandığınız uygulamlarda InkScape‘i rahatça kullanabilirsiniz. Daha geniş bilgi için şuraya bakabilirsiniz. Ayrıca hızlı bir giriş yapmak için şu kaynak ve bu kaynaklar [1] [2] [3] işinizi görecektir.
inkscape-logo_kucuk
İkinci Özgür Grafik Aracımız Gimp [0$]
Gimp, Photoshop ve türevlerinin kabiliyetlerini içinde barındıran piksel tabanlı özgür bir grafik aracıdır. Bu özgür grafik aracıda Linux, MacOS ve Windows altında çalışabilmektedir. Gimp ile Photoshop fırçalarını kullanabilir, PSD dosyalarınızı açabilir, resim dosyalarınızın biçimlerini değiştirebilirsiniz. Ayrıca kendine has eklentileriyle yaratıcılığınızı sonuna kadar kullanabilirsiniz. Gimp ile ilgili daha geniş bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.. Gimp’e hızlı bir başlangıç için şuraya mutlaka uğrayın. Ayrıca şu kaynaklarda [1] [2] [3] yararlı olabilir.
gimp_icon_kucuk
3B Animasyon ve Modelleme için en iyi özgür program–> Blender
Blender [0$] da diğer özgür grafik programları gibi Linux, MacOs ve Windows altında çalışabiliyor. 3 Boyutlu modelleme ve canlandırma yapmak için geliştirilmiş bir grafik programı. Blender ile yapılmış filmleri şu adresten görebilirsiniz. Gerçekten inanılmaz şeyler yapılmış. 3B modelleme aracını seçerken kararsız kalıyorsanızşu kaynakda ciddi bir karşlaştırma analizi mevcut. Blender’a hızlı bir başlangıç yapmak için youtube sitesindeki şu tutorial videolar işinizi görecektir. Ayrıca şu kaynaklarda [1] [2] [3] yararlı olabilir.
blender_icon_kucuk
Basit ve Kullanışlı Open Office Draw [0$] (Çizim Aracı)
Basit çizim işlerinizi uğraşmadan kolay bir şekilde yapmak için ideal bir çizim aracı. Open Office paketi içinde bulunuyor olması da bir avantaj. Open Office yüklediğinizde otomatik olarak geliyor. Tüm yaygın kullanılan grafik biçimlerinden (BMP, GIF, JPEG, PNG, TIFF, WMF, vb.) herhangi birinden grafikleri aktarabilirsiniz. OpenOffice.org Çizim’in Flash (.swf) ve SVG dosyaları üretebilmesi yeteneğini kullanabilirsiniz! İçerisindeki yardım dosyası başlamanız için yeterli oalcaktır. Ayrıca ileri grafik bilgisi olmadan temel ofis yazılımı bilginizle işlerinizi halledebilirsiniz.
oo2-draw-app_galaxy_128
Masaüstü Yayıncılık için Scribus [0$]
Masaüstü yayıncılık için geliştirilmiş olan özgür yazılımlardan biri de Scribus. Quark ya da InDesign ile yapabileceklerinizi bu program sayesinde ücretsiz bir şekilde oluşturabilirsiniz. Bu yıl Belçika’da en iyi kitap tasarım ödülünü alan Cross Over adlı kitabın Scribus ile yazıldığını biliyor musunuz? Scribus ile ilgili temel bilgi için Pardus wiki’ye göz atabilirsiniz. Ayrıca google video sitesindeki turorial ile hızlı bir başlangıç yapabilirsiniz.
scribus-icon-128
Ekran görüntüsü yakalamak isterseniz wink [0$] işinizi görecektir.
Wink bir sunum ve rehber yapma yazılımıdır, birincil hedefi bir yazılımın nasıl kullanılacağının rehberini oluşturmaktır. Wink kullanarak ekran görüntüsü yakalayabilir, anlatım kutuları ekyebilir,fare imlecini kaydedebilir, düğmeler, başlıklar vs. oluşturabilirsiniz ve kullanıcılar için çok kulanışlı rehberler yapabilirsiniz. Adobe Captivate ile hazırlayabildiklerinizi bu program ile kısa sürede yapabilirsiniz. Program açık kaynak ve ücretsiz ayrıca Windows altında da çalışabiliyor. Bunların yanında programın üç adet ödüle layık görüldüğünü de yazmamak olmaz.
uygulanışına bir örnek
winklogo

Daha detaylı bilgi için şu adrese bakabilirsiniz.
—–

Linux dünyasında grafikerler için araçlar bunlarla sınırlı değil işte şu adreste en iyi 40 açık kaynak grafik aracı tanıtılmış. Ayrıca grafik programları ve kullanımları ile ilgili Özgürlük İçin dergisinin Haziran 2009 sayısı oldukça geniş bilgi içeriyor.

Açık kaynak programlara ulaşabileceğiniz adresler:
http://oss.zentu.net/
http://www.osalt.com/graphic-applications

Yazı için kullanılan diğer kaynaklar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Blender
http://tr.pardus-wiki.org/Blender
http://www.argeakademi.com/content/view/141/27/
http://www.mmistanbul.com/soru-cevap/action/detail/question/baslangic-icin-hangi-3d-platformu-uygun-
http://www.sabankus.com/vektorel-cizim-icin-ozgur-yazilim-inkscape
http://www.bildirgec.org/etiket/inkscape
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=inkscape
http://www.enixma.org/dergiler/0805/0805.php
http://www.ozgurlukicin.com/etiket/inkscape/
http://wiki.inkscape.org/wiki/index.php/Galleries
http://wapedia.mobi/tr/Inkscape
http://screencasters.heathenx.org/
http://www.zoque.net/luna-grafik-forumu-2d/21654-grafiker-olmak-icin-2/
http://www.prografik.net/forums.php?m=posts&q=57&n=last

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor-1 (Ev Kullanıcıları)

Bu yazı dizisinde, Linux’a geçen çeşitli kullanıcıları neler bekliyor, göstermeye çalışacağız. Ev kullanıcıları, Grafikerler, Web Tasarımcılar, Yazılımcılar, Öğrenciler, Mühendisler ve diğerleri… Hepsini ayrı ayrı ele alıp ihtiyaçlarına göre Linux’un yeterliliklerini ve yetersizliklerini ölçeceğiz.

Öncelikle ev kullanıcıları ile başlayacağız. Bir ev kullancısının ihtiyaçları nelerdir? Linux bu ihtiyaçlara cevap verebilir mi?

Bir ev kullanıcısı bilgisayarından ne bekler?

1- Hızlı bir şekilde açılmasını
2- Yeni aldığı bir yazıcıyı ya da kamerayı bilgisayarına taktığında hemen kullanmaya başlamayı
3- İnternette rahatça dolaşabilmeyi (casus yazılımlarla ve istenmeyen pencerelerle uğraşmamayı )
4- Gerektiğinde kolayca bir CD kopyalamayı yeni bir CD veya DVD oluşturabilmeyi
5- Virüslerden dolayı resimlerini, videolarını ve diğer belgelerini kaybetmemeyi
6- Ses ve Video dosyalarını oynatabilmeyi
7- Temel Ofis uygulamalarını açıp işlerini halledebilmeyi
8- MSN – Google Talk – Yahoo Messenger gibi anında mesajlaşma programlarını kullanabilmeyi
9- Hata vermeyen bir işletim sistemi kullanmayı
10- Tüm bu işlemleri en ucuz şekilde yapabilmeyi (Crack, warez, serial ile uğraşmamayı)
images

Ubuntu ve Pardus işletim sistemleri ev kullanıcıları için uygun çözümlerdir. Bu sürümleri göz önünde bulundurarak soruları cevaplayacağız.

1- Ubuntu normal bir makinada 28 saniyede, Pardus ise 38-45 saniyede açılıyor. Bu süreler bir ev kullanıcısı için oldukça tatmin edici. Ayrıca yandaki tabloda karşılaştırmalı olarak işletim sistemlerine göre açılış süreleri gösterilmiştir. boot-time1
installplugnplayhardwares1 2- Yazıcı ve kameraları, linux desteği mevcutsa hiçbir sürücü yüklemeye gerek kalmadan kullanmaya başlayabilirsiniz.
Örnek olarak Epson DX7450 yazıcımı Ubuntu 9.04 işletim sistemi yüklü bir bilgisayara bağladım, ubuntu otomatik olarak 10-15 saniyede gerekli tüm yüklemeleri yapıp kullanıma hazır hale getirdi. Tabi bu yazıcıyı seçerken Linux’a desteği olup olmadığını araştırmıştım. (Aldığımız donanımlarda linux desteği olmasına özen gösterirsek donanım üreticileri de linux’a uyumlu sürücüler geliştireceklerdir.) Not: Linux desteği olan donanımlar kolayca kurulabilirken destek vermeyen donanımları kullanmak bazen imkansız hale gelebiliyor. Bu da donanım üreticilerinin bir marifeti aslında.

3- Firefox gibi güzel bir internet tarayıcısı ile özgürce sörf yapabilirsiniz. İstenmeyen casus pencereler sizi rahatsız edemez. Güvenle bankacılık işlemlerinizi yapabilirsiniz. Neden Firefox diye bir aratın bakalım…

4- CD ve DVD yazmak için gerekli programlar işletim sistemi ile beraber kurulur. Ayrıca Nero vb. programları kurmanıza gerek kalmaz. Çok kolay bir şekilde CD yazabilir ya da kopyalama yapabilirsiniz.

5- Güzel haber! Linux’ta hemen hemen hiç virüs yok. Evet yanlış okumadınız virüs yok yazıyor. Windowstaki virüsler Linux’un yapısı gereği aktif olamazlar. Bu nedenle windowsu çökerten hiçbir virüs Linux’un kılına bile zarar veremez. Hiçbir veriniz bu nedenle kaybolmaz. Az sayıda Linux virüsü de bulunur ancak bunların önlemleri alınmıştır. Linux’da virüs neden tehdit değildir yazısı ile daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. no-virus

6- Ses ve Video oynatmak için çeşitli programlar mevcuttur. Bunlar ilk kurulduğunda otomatik olarak gelir sizin ayrıca birşeyler kurmanıza gerek kalmaz. Eğer yeni bir codec gerekirse Ubuntu bunu otomatik olarak tespit edip internetten indirip kurabilir.

openoffice 7- Open Office ücretsiz olarak yüklenen bir ofis programıdır. Bu programda İşletim sistemini ilk kurduğunuzda otomatik olarak yüklenir. Open Office 3 ile MS Office 2007 dosya formatında kaydedilmiş belgeleri de rahatça açabilirsiniz. Tek tıklama ile pdf dökümanlar bile oluşturabilirsiniz.
pidgin2
8- MSN, Google Talk ve diğerlerini tek bir programdan yönetebilirsiniz. Bunun için de yeni bir program yüklemeye gerek yok. Pidgin, Kopete ve Amsn ile anında mesajlaşmaya başlayabilirsiniz.
pidgin
ars61 9- Hata vermeyen işletim sistemi yoktur. Ancak durmadan hata veren bir işletim sistemini kimse istemez. Hele durmadan soru soranı insanı çileden çıkartıyor. Yandaki gibi hatalarla Linuxsa pek karşılaşmazsınız. Elbette Linux’u da çok zorlanırsanız hatalarla karşılaşmanız mümkün : )
10- Yapmak isteyeceğiniz tüm işler için özgür bir yazılım mevcuttur. Bunlara para ödemeniz gerekmez gönlünüzden ne koparsa destek verebilirsiniz tabiki. Lisanslı yazılım kullanmanın gönül rahatlığını yaşarsınız. Crack siteleri ile işiniz olmaz. Tüm bunlara ücretsiz bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Sonuç: Bir ev kullancısı olarak söyleyebilirim ki Linux; kullanımı bakımından diğer işletim sistemlerinden daha kolay öğrenilebilen, kurulum sonrasında daha az sorun çıkaran, maliyeti ev ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir işletim sistemidir. Buradaki tek sıkıntı insanların alışkanlıklarını kolay kolay değiştirmek istememeleridir. Oysa kısa vadede alışkanlıkları değiştirmek zor olsada bunun bize uzun vadede çok şey kazandıracağı kesindir.

Not: Ev kullanıcıları ihtiyaçlarını buraya yazarlarsa bu ihtiyaçlara da cevap verip veremeyeceğini buradan bildirebiliriz. Yorumlarınızla bize katkıda bulunun.

Kaynak:
http://blog.jjtcomputing.co.uk/2008/11/29/boot-up-speed/
http://www.linux-drivers.org/
Resimler:
Flickr, Google Resimler

Firefox ve Thunderbir’de XP’den Ubuntu’ya Taşınma

Yeni dizüstü bilgisayarıma geçişle beraber eski bilgisayarımdaki web tarayıcı ve eposta bilgilerimi yenisine taşımam gerekiyordu. Windows’tan Linux’a geçişte problem yaşar mıyım diye araştırma yaparken bu işin çok kolay bir şekilde halledilebileceğini öğrendim. Şimdi bu geçişi biraz anlatalım.
Önce vazgeçilmez internet tarayıcım Firefox ile başlayım.

Windows tarafı:
C:\Documents and Settings\”Kullanıcı adı”\Application Data\Mozilla\Firefox\Profiles
Klasörü altında
xxxxx.default adında bir klasör göreceksiniz.
işte bu klasörde kullandığınız Firefox’a ait tüm bilgiler bulunuyor. Bu klasörü kopyalıyoruz. Şimdi Ubuntunuzu açma zamanı.
Klasörü bulamadıysanız resimler size yardımcı olabilir.

Vista için:
Vista appdata

XP için:

xp appdata1

xp appdata2


Ubuntu Tarafı:
Kopyaladığınız Firefox klasörünü ubuntuda
Menüden Yerler/Başlangıç dedikten sonra Görünüm menüsünden Gizli dosyaları göster’i seçip

.mozilla/firefox altına kopyalayın.

burada bulunan
profiles.ini dosyasını açarak

Path=xxxxxxx.default

yazan yere kendi kopyaladığınız klasörün adını yazın.

Firefox’u başlattığınızda yer imlerinizden parolalarınıza, eklentilerinizden temalarınıza kadar herşeyi aynı bulacaksınız.

Sırada Thunderbird taşıması var:

Windows Tarafı:
C:\Documents and Settings\”Kullanıcı adı”\Application Data\Mozilla\Thunderbird\Profiles
Klasörü altında
xxxxx.default adında bir klasör göreceksiniz.
işte bu klasörde kullandığınız Thunderbird’e ait tüm bilgiler bulunuyor. (Tüm eposta ayarlarınız, gelen ve giden postalarınız da tabi) Bu klasörü kopyalıyoruz. Şimdi Ubuntuya geçelim.

Ubuntu Tarafı:
Kopyaladığınız Thunderbird klasörünü Ubuntuda
Menüden Yerler/Başlangıç dedikten sonra Görünüm menüsünden Gizli dosyaları göster’i seçip

.mozilla/thunderbird altına kopyalayın.

burada bulunan
profiles.ini dosyasını açarak

Path=xxxxxxx.default

yazan yere kendi kopyaladığınız klasörün adını yazın.

Thunderbird’ü başlattığınızda herşeyi aynı bulacaksınız.

Bu bilgileri Windows’tan Ubuntuya geçerken kullanabileceğimiz gibi kendi bilgilerimizi yedeklemek amacıyla da kullanabiliriz. O kadar özenerek oluşturduğumuz Firefox’u ya da Thunderbird’ü tekrar tekrar kurmak yerine bu klasörleri yedekleyerek tüm emeğimizi sağlama almış oluruz.

Tek klasörü kopyalayarak herşeyi yedeklemek gibi bir kolaylığı özgür yazılıma borçluyuz gibime geliyor.

Daha detaylı bilgi için kaynakları inceleyebilirsiniz.
Kaynak:
Firefox
Thunderbird

Linux’a Başlarken

Linux’a attığınız ilk adımlarda dikkat etmezseniz kayıp düşebilir ve sonrasında acıyla tekerlekli sandalyenize geri dönebilirsiniz. Bunun için aşağıdaki başlıklara göz atmakta fayda var.

Linux kurulumu zor değildir ancak dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunur. Öncelikle Linux NTFS ya da FAT32 üzerinde çalışmaz kendine has ext3 dosya sistemi vardır. (NTFS ve FAT32 diskleri okuyup yazabilir.) Her sürümün kendine göre kurulum adımları vardır. Yükleme sırasında en önemli nokta disk bölümlemesi kısmıdır. Disk bölümlemesi yaparken kök dizini (/ ile başlayan ana dizin) için bir bölüm ve bir de takas alanı denilen (Sanal bellek diyebiliriz) kısım için bir bölüm oluşturmanız gerekir (RAM’in iki katı büyüklüğünde takas-swap alanı oluşturmak yeterlidir).  Bu konuda o kadar çok kaynak vardır ki ben size sadece favori sürümlerim olan Pardus ve Ubuntu’nun (İkisi de Türkçe) nasıl kurulduğu ile ilgili kaynakları vereceğim. (Bu Linux sürümleri hem giriş seviyesindeki kullanıcılara hem de profesyonel  kullanıcılara hitap etmektedir.) Pardus kurulumunu adım adım öğrenmek için burayı tıklayabilir ya da daha geniş bilgi için buradan faydalanabilirsiniz. Resimli Ubuntu Kurulumu için de burayı tıklayıp hemen kurulum için gerekli adımları öğrenebilirsiniz. Ubuntu kurulumu için daha detaylı bilgi için ise şuradan bilgi edinebilirsiniz. Kurmak zor geliyor ya da henüz Linux’a geçmeye korkuyorsanız hiç kurulum yapmadan çalışan CD ile suya sabuna dokunmadan bilgisayarınızda Linux çalıştırabilirsiniz.

Donanım sürücülerini yüklemeye genellikle gerek kalmaz. Son sürüm Linuxlar birçok donanımı destekler. Eğer donanım tanımada sorun yaşarsanız öncelikle üreticinin sitesinden Linux sürücülerini bulup yüklemeyi deneyin. Eğer olmaz ise internette aynı sorunu yaşayan kişileri bulmayı deneyebilirsiniz.

dosya_duzeniLinux’un dosya yapısı farklıdır. Alışılagelmiş C:\ yada D:\ sürücülerini göremezsiniz. Bunun yerine daha gelişmiş bir dosya yapısına sahiptir. Bu gelişmiş dosya yapısının nasıl olduğunu buradaki ve şuradaki adreslerden öğrenebilirsiniz. Dosya yapısının böyle olmasının birçok avantajı vardır ancak bunları kullanarak anlayabilirsiniz.

opensource_image

Program kurulumu Linux’da hem kolay hem de çok zordur. Linux’un en can sıkıcı kısmı burası diyebilirim. Program kurmak kolaydır çünkü kurduğunuz Linux sürümünün (Pardus, Ubuntu vd.) Yazılım ekleme bölümünde listeden istedğiniz yazılımı seçip kur’a bastığınızda yazılım internetten otomatik olarak depolardan indirilip kurulur. Ancak depolarda olmayan yazılımları kurabilmek bilgi gerektirir. O nedenle bu konuya bu yazıda girmeyeceğim. Ama bu konuda başarısızlığa uğrarsanız sizden kaynaklanmadığını bilin. Biraz çaba sarf ederseniz kurulmayacak program yoktur. Kurulum için daha detaylı bilgi için Çağatay Çebi’nin şu sayfasına ve belgelerdeki bu sayfaya bakabilirsiniz.

amsn pidgin

Linux’a geçmeyi düşünen kişilerin ilk sordukarı sorulardan birisi de Linux’ta MSN’e girebilecek miyim oluyor. Buna cavabım ise tabikide evet. Hem de tek programla hem msn hem yahoo messenger hem google talk hem de diğer anlık yazışma hizmetlerini kullanabiliyorsunuz. Neredeyse tüm Windows programlarının Linuxta birkaç alternatifi var. Bunlardan en bilenenleri Open Office (Microsof Office), Firefox (Internet Explorer), ThunderBird(Outlook), aMSN, Pidgin (MSN Messenger), InkScape(Fireworks), Gimp(Photoshop), vd. Güncellenen tam liste için bu adrese bakabilirsiniz. Ayrıca burada da karşılaştırmalı bir tablo mevcut.

Linux zor değil alışkanlıklarımızı değiştirmek zor.

Özellikle ilk geçiş aşamasında kullanıcıların karşılaşabilecekleri durumlar ve çözüm yolları ile ilgili bu yazıya yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz.

Peki… Açık kaynak ne demek?

    Linux camiasına girdiğinizde sıklıkla duyacağınız bir terim var. O da “Açık Kaynak” (Open Source) terimidir. Açık Kaynak, “Özgür Yazılım” olarak da adlandırılır. Kaynak derken bahsedilen genel olarak bilgidir. Açık kaynağın ne olduğunu öğrenmeniz için bilgisayar mühendisi, programcı ya da bilgisayar kurdu olmanıza gerek yoktur, bu felsefeyi herkes öğrenebilir.
    • Donanım (Hardware): Bir bilgisayarın veya başka bir benzer sistemin fiziksel, dokunulabilir, gerçek parçaları (ses kartınız, işlemciniz, disk sürücüleriniz, monitörünüz, yazıcınız gibi). (1)
      Açık kaynağa geçmeden önce bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birkaç terimden bahsetmek istiyorum. Bigisayar temel olarak iki birimden oluşur. Bilgisayarın elle dokunabildiğimiz parçaları yani donanımı bir de bu donanımlar içerisinde çalışan programlar yani yazılım. Daha ayrıntılı olarak ele almak gerekirse: Okumaya devam et Peki… Açık kaynak ne demek?

Linux mu… O da ne demek?

    Linux en kısa tarifiyle bir işletim sistemidir işletim sistemi çekirdeğidir. İşletim sistemi bir bilgisayarın çalışması için gerekli temel programdır. Bilgisayarı bir şehre benzetecek olursak; işletim sistemi bu şehrin alt yapısı, kanalizasyonları, elektrik ve telefon hatları, su şebekesidir. Kurduğumuz programları da binalara benzetebiliriz. Binalar, şehrin su, kanalizasyon, elektrik ve telefon hatlarını kullanırlar. Programlar da işletim sisteminin hizmetlerini kullanırlar.

Okumaya devam et Linux mu… O da ne demek?